Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6191 E. 2020/8999 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6191
KARAR NO : 2020/8999
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, …, … ve …’nun sıfatlarının “mağdur” yerine “müşteki” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1)Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık …’nın azmettirmesinin, diğer mağdurlara yönelik olduğu anlaşılmasına karşın, azmettiren sanığın, silahlı saldırı sırasında olayla ilgisi olmayan ve olay yeri yakınında olan mağdur …’nin sağ el bileğine seken kurşunlardan birinin isabet etmesi sonucu olası kastla yaralanması eyleminden sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
3)Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinden tayin edilen 2 yıl hapis cezasının, TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında artırılması sırasında “3 yıl” hapis cezası yerine “3 ay” hapis cezası olarak belirlenmesi,
b)Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, sanığın cezasından TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/3) oranında artırım yapılması,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
4)Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdurlar … ve …’ya karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Suça sürüklenen çocuk hakkında her ne kadar 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35. maddeleri gereğince üç defa cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenmiş ise de yargılama sırasında değişen suç vasfına göre; mağdurlar … ve …’ya karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri gereğince kasten yaralama suçları ile mağdur …’a karşı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3 maddeleri kapsamında kaldığının kabul edildiği, suç tarihinde atılı suçların uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de TCK’nin 86/2, 86/3-e. maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alınması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, farklı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşmanın mümkün olabileceği hükmünün de getirilmiş olması karşısında, suça sürüklenen çocuk ile mağdurlar … ve … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
b)Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezaları seçildikten sonra hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince TCK’nin 50/2. maddesi de gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c)5275 sayılı CGTİHK’nin 106/4-11. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde, ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
d) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
5)Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun cezasından TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/3) oranında artırım yapılması,
b) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.