YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6896
KARAR NO : 2013/7639
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı şirketin işleteni olduğu, olay günü müvekkilinin miras bırakanı … tarafından kullanılan ve davalı … tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalan aracın, 27.08.2010 tarihinde tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda müvekkilinin desteği olan sürücü …’ın yaşamını yitirdiğini belirterek, 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, “…taraflar arasında akdedilmiş bir sigorta sözleşmesi bulunmamaktadır. Bu nedenle somut olayda taraflar arasında TTK’nun 6. kitabının 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanan borç ilişkisine ait hükümlerin uygulanmasına da olanak bulunmamaktadır. Davacının isteminin hukuki dayanağı, haksız fiil hükümleridir. Davalı … şirketinin sorumluluğu, 2918 sayılı Karayoları Trafik Kanunu’ndan kaynaklanmaktadır. Bir başka anlatımla sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan haksız fiile uğrayanlara, zarara neden olan sürücü veya işleten yerine doğrudan sigorta şirketine başvurma olanağı sağlamaktadır. Bir tarafın sigorta şirketi olmasının salt bu nedenle davayı ticari bir dava haline getirmeyeceği de açıktır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesinde Asliye Ticaret ve Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir…” gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle davalı zorunlu mali mesuliyet sigortası şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dava, Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ve mahkemece “Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli” olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği gibi Asliye mahkemeleri, Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenir. Hangi davaların ticari dava olduğu TTK’nun 4. maddesinde sayılmıştır. Bundan başka, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarda hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir (TTK’nun 5/II).
Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk “davalarının” ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan “davalara”, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunun 3. maddesinde, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunun 1483 ve devamı maddelerinde “zorunlu sorumluluk sigortalar” düzenlenmiştir.
Bir hukuki işlemin veya fiilin Türk Ticaret Kanun’u kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda, talebin trafik kazası nedeniyle maruz kalınan destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olduğu, davanın, Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiği dikkate alınarak davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması iddia ve savunmalarının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi
gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmen BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.