YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10055
KARAR NO : 2013/6734
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne air verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … şirketine, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın, 31.07.2008 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda, bu araçta yolcu olarak bulunan ve müvekkilinin miras bırakanı olan …’nin yaşamını yitirdiğini, belirterek 8.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … şirketi vekili ise, kaza sonucu ölen desteğin diğer mirasçıları tarafından müvekkili aleyhine açılan dava sonucunda onlara toplam 76.175,14 TL tazminat ödendiğini, yapılan bu ödemelerin, poliçe teminat limitini azalttığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; “… davanın kısmen kabulüne, 2.053,52 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine…” karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas
alınmasında ve somut olayda, davalıya sigortalı araç işleteni tacir olmayıp aracı da özel araç niteliğinde bulunduğundan, haksız eyleminin de TTK.’nun 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre, tazminata yasal faiz uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı, trafik sigorta şirketidir. Dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminata davalı … şirketine başvuru tarihi olan 02.04.2009 tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren faiz uygulanması istenmiştir. Mahkemece, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü, kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar. Dosya içindeki belgelere göre, davalı … şirketinin, 8 iş günü ilavesiyle 15.04.2009 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulması gerekirken, yukarıda yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda,(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1.paragrafında yer alan “…dava tarihinden…” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, yerine “…temerrüt tarihi olan 15.04.2009 tarihinden…” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.