Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/2570 E. 2020/10697 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2570
KARAR NO : 2020/10697
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ : Ankara 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/10/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat … Kuram ile karşı taraf adına vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 29/04/2014-05/10/2015 tarihleri arasında Katrak Laması İmalat Satış Direktörü ve Satış Sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yaptığını, primlerinin ödenmediğini, kullanmadığı yıllık izni bulunduğunu, iş sözleşmesinde haksız fesih tazminatı ile bakiye süre ücretlerinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı ücreti, bakiye süre ücreti, haksız fesih tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, prim ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini haklı bir sebep olmadan feshettiğini, ödenmemiş işçilik alacağı bulunmadığını, çalışma saatlerini kendisinin ayarlayabilecek konumda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği, hırsızlıkla suçlanan kişinin kendisi olmadığı, 2014 ve 2015 yılından olan prim alacaklarının eksiksiz olarak ödendiği, iş sözleşmesinde hem kendisinin hemde emri altında çalışan personelin çalışma saatlerini ayarlayacağının kararlaştırıldığı, davacının haftalık çalışmasının büyük kısmının tek başına şehir dışında gerçekleştiği, ayrıca fazla çalışma yaptığını hesaplanabilir şekilde ispat edemediği, hafta tatili kullandığı, 14 gün yıllık izne hak kazandığı ve bu iznini kullandığının işverence ispat edildiği, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ispat edemediğinden kıdem tazminatına hak kazanmadığı, yine işverence yapılmış haksız bir fesih bulunmadığından sözleşmede kararlaştırılan haksız fesih tazminatı ile bakiye süre ücretine hak kazanamadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı taraf temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesi kararının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir. Primin kişiye özgü olması sebebiyle ikramiyeden farklı olarak prim ödemelerinin genel bir nitelik taşıması gerekmez. Bununla birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece pirim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz konusudur.
İşçinin prime hak kazanması için işyerinde prim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışmış olması gerekmez. İşyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere işçinin prim talep hakkı vardır.
Somut olayda, davacı işçi 29/04/2014 tarihli iş sözleşmesinin 2/b maddesi uyarınca kendisine ödenmesi gereken satış primlerinin eksik ödendiğini ileri sürmüş, davalı işveren ise davacının imzasına havi 05/06/2015 tarihli prim hesap çizelgesinde olduğu gibi primlerin yıl sonunda ödendiğini, zira tahsilat ve deneme süresi gibi prim ödenmesini engelleyen koşullar bulunduğunu, işverence davacıya primlerinin ödendiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacının fesih tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş ve karşılanmamış prim alacağının bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu prim alacağının reddine karar verilmiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davacının 2014 ve 2015 yılından olan prim alacaklarının eksiksiz olarak ödendiği gerekçesi ile istinaf itirazının esastan reddine hükmetmiş ise de davacı tarafından dava dilekçesi ekinde bir kısım “Teklif” başlıklı müşteri sipariş fiyat teklifleri ile proforma faturalar ibraz edildiği anlaşılmış olup söz konusu tekliflerin gerçekleşip gerçekleşmediği, işçinin primi hak edecek şekilde satış yapıp yapmadığı hususu araştırılmaksızın karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle öncelikle tekliflerin gerçekleşip gerçekleşmediği, işçinin primi hak edecek şekilde satış yapıp yapmadığı araştırılmalı, davacının hesap raporunda değerlendirilmeyen bir satış yaptığı tespit edildiği takdirde tarafların 05/06/2015 tarihli mutabakatta belirledikleri yeni prim ödeme koşulları gözetilerek dava konusu alacak hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı yararına takdir edilen 2.540,00 TL. duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.