YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1468
KARAR NO : 2020/2740
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/03/2017 tarih ve 2016/571 E.- 2017/202 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin temyiz isteminin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 16/11/2017 tarih ve 2017/677-2017/635 sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Alişan Lojistik A.Ş arasında “Blok Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi” akdedildiğini, sigortalı şirkete ait emtianın 07/04/2015 tarihinde davalıların murisi olan … adına kayıtlı …plakalı çekici ile … plakalı dorseye yüklenerek …’a teslim edildiğini, ancak bahse konu emtianın taşınma sırasında çalındığı iddiası ile alıcı firmaya teslim edilmediğini, teslim edilmeyen 32 palet emtia için sigortalıya 21.633,70 Euro hasar bedeli ödendiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/65 Esas sayılı dava dosyası ile muris … ve mirasçılardan … hakkında emtianın teslim edilmemesinden dolayı dava açıldığını, TTK’nın 875. maddesinde taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından ve teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur hükmünün yer aldığını ileri sürerek şimdilik 21.633,70 Euro tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan mirasçılık payları oranında tahsiline ve işbu dava dosyasının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/65 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, işbu dava dosyasına konu dava ile mahkemenin 2017/7 Esas sayılı dosyasında görülen davanın konusunun ve taraflarının aynı olması nedeniyle her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve HMK’nun 166. maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince 15.05.2017 tarihli ek kararı ile kararın kesin olarak verilmiş olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Ek karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, asıl kararın kesin nitelikte olduğu, bu karara karşı istinaf kanun yolunun caiz olmadığı, bu nedenle ek kararın yerinde olduğu gerekçesi ile ek karara yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 16.11.2017 tarihli ek karar ile kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı gerektirici sebeblere temyiz olunan kararın 6100 sayılı HMK’nın 168. maddesi uyarınca yalnızca hükümle birlikte temyiz edilebilir bulunmasına göre ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalılar vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile HMK 370/1 maddesi gereğince ek kararın ONANMASINA, HMK 372 maddesi gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 23,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 10/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.