YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11081
KARAR NO : 2020/1551
KARAR TARİHİ : 08.06.2020
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında,… Köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 36, 118 ada 14 parsel sayılı 7.500,70 ve 10.829,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalı … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 114 ada 36, 118 ada 14 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi …Topal mirasçıları adına hüküm yerinde yazılı paylarla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı, taşınmazların davacı ve davalının murisi Kamil’in babası Ahmet’e ait olduğu ve taksim edilmediği gerekçesiyle …Topal mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı …, çekişmeli taşınmazların babaları …’a ait iken kardeşi …’a tapuda kayden devredilmesinin muvazaalı olduğunu öne sürerek tapu kayıtlarının iptali ve … mirasçıları adına payları oranında tescil istemiyle dava açmış, davalı … ise; çekişmeli taşınmazların babasına ait olduğunu, ancak hastalığı döneminde babası Kamil’e bakması karşılığında tapuda kendisine devredildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Ne var ki; Mahkemece davacının dayandığı tapu kayıtlarının oluşumdan itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmemiş, mahallinde yöntemince uygulanıp, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak tespit edilmediği gibi, davanın aktarılmasından sonra Kadastro Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri taşınmazların tarafların ortak murisi ….’e ait olduğunu, taksimi bilmediklerini beyan etmekle beraber davanın Kadastro Mahkemesine devredilmesinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde icra edilen 18.05.2009 tarihli keşifte tanık olarak dinlenilen tarafların amcası ve aynı zamanda …mirasçısı …’ın, çekişmeli taşınmazları tarafların taksim etmeleri neticesinde Kamil’e isabet ettiğini belirttiği, dolayısı ile beyanlar çeliştiği halde oluşan bu çelişki üzerinde durulmamış, sözü edilen kişinin Kadastro Mahkemesinde beyanına başvurulmamış, taksim hususu aydınlatılmadan karar verilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz
Hal böyle olunca, Mahkemece, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları tesisten itibaren tüm tedavülleri ile dava konusu taşınmazlara komşu tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile tarafların amcası … ve teknik bilirkişi huzuru ile yeniden keşif yapılmalı, yapılacak bu keşifte tapu kayıtlarındaki sınır yerleri tek tek okunmak suretiyle yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkânı sağlanmalı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanak ve varsa dayanağı kayıt ve belgelerle denetlenmeli, bu şekilde tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları ve kapsamlarının neresi olduğu kesin olarak belirlenmeli, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğunun belirlenmesi halinde bu kayıtların iktisap sebebinden davalı tarafa kök muris …’ın satışı ile geçtiği ve davacı …’in muvazaa iddiasında bulunduğu göz önüne alınarak satışın muvazaalı olup olmadığı hususunda yöntemince araştırma yapılmalı, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığının tespit edilmesi halinde ise, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların kime ait olduğu, kim tarafından, ne zamandan beri, ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazların tarafların kök murisi Ahmet’ten gelip gelmediği, bu kişiden intikal etmiş ise murisin ölüm gününden sonra terekesinin mirasçıları tarafından yöntemince taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse dava konusu taşınmazların kime düştüğü hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeli; teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ve kayıt uygulamasını kroki üzerinde gösterir şekilde rapor alınmalı, bundan sonra iddia ve savunmalar çerçevesinde oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yukarıda yazılı hususlar göz önünde bulundurulmaksızın yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.