YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4073
KARAR NO : 2020/2818
KARAR TARİHİ : 11.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28/05/2019 tarih ve 2019/157-2019/364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurt Bank Marmaris Şubesine vadeli hesap açtırarak 23.500 TL yatırmak istediğini, banka müdürü ve yetkililerinin açıklamaları nedeniyle paranın en yüksek faizin verileceği söylenen Yurt Security Offshore Ltd. Şti.’ne aktarıldığını, başka bir tarihte bu kez 18.500 TL olan mevduatın yine aynı telkinlerle anılan bankaya aktarıldığını, paranın banka yetkililerinin telkinleri ve ikna çabaları nedeniyle offshore hesabına aktarıldığını, müvekkilinin kendisine söylenen vade henüz dolmadan Yurt Bank A.Ş ve buna bağlı olan Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti.’ne TMSF tarafından el konulduğunu, yatırılan paranın Kıbrıs’ta bulunan bankaya gönderilmediğini, Yurt Bank yöneticilerinin offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkum olduklarını, Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti.’nin paravan bir banka olarak kurulduğunu, kuruluş sermayesinin ve hiçbir mal varlığının olmadığını, hatta bankacılık faaliyetinin de bulunmadığını, mevduat sahiplerinin yüksek faiz vaadiyle kandırılarak offshore hesabına yönlendirildiğini, paranın geri dönüşü olmayacak şekilde 3. kişilere usulsüz krediler verilerek tüketildiğini, devredilen bankalar aleyhine açılacak davalarda hukuki sorumluluğun TMSF’ye ait olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, şimdilik 42.000 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın husumet, yetki, yargı yolu, zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın Yurt Bank hesabına para yatırdığı, yatırdığı mevduatın Yurt Bank Security Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, banka ile off-shore arasında organik bir bağ olduğu, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı gerekçesiyle 18.500,00 TL asıl alacak bakımından 13.12.1999 tarihinden itibaren, 23.500,00 TL asıl alacak bakımından 03.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa 2/2 uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacının dava dilekçesinde davalı TMSF tarafından borcun üstlenildiğine dair 09.08.2001 tarihli davalılar arasında yapılan hisse devir sözleşmesine dayanmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.