Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/16331 E. 2020/10576 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16331
KARAR NO : 2020/10576
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde pişirme ustası olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının küfürlü konuşmaları olduğu gibi uyuşturucu madde kullandığını, tazminat hakkı olmadığını, ücretleri de ödendiğinden alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının istifen işten ayrıldığının değerlendirildiği, buna göre kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olmadığı ancak fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı nedenle fesh edilip edilmediği, hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmadan fesh edildiğini ileri sürmüş davalı taraf ise davaya cevabında, davacının kötü alışkalıkları nedeniyle haklı fesh edildiğini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin davacının istifası ile sonlandığı kabul edilmiştir. Ancak bu kabul dosya kapsamına uygun değildir.
Davacı, iş sözleşmesinin işverence 06/04/2014 de fesh edildiği iddiası ile 0704/2014 tarihinde işverene ihtarname göndererek alacakları talep etmiş, davalı taraf ise bu ihtarnameye verdiği cevapta, 06/04/2014 de olumsuz davranışları nedeniyle uyarılması üzerine davacının işten ayrılıp bir daha gelmediğini, açıklamıştır.
Dosyada mevcut hizmet düküm cetveline göre davacının işten çıkışı 30/04/2014 de yapılmış ve bu ay sadece 7 gün tahakkuk oluşturulmuştur.
Öte yandan dinlenen tanık beyanlarından 06/04/2014 tarihinde davacı ile işveren arasında bir konuşma geçtiği ve davacının bu tarihten sonra işe gelmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu deliller ve özellikle davalı tarafın cevap dilekçesindeki açıklamasıyla ihtarnamedeki beyanlarının çelişkili olduğu da gözetildiğinde iş sözleşmesinin davalı işverence 06/04/2014 tarihinde fesh edildiğinın ve haklı sebebin ispatlanamadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu hususlar gözetilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında, davacının ücret alacağı olup olmadığı hususunda da uyuşmazlık vardır.
Davacı taraf, dava dilekçesi ve Mahkeme önündeki yeminli beyanında son çalıştığı ayın ücretini alamadığını ileri sürerek alacak talep etmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödeme belgesi sunulmadığından davacının son bir aylık ücreti ile 6 günlük ücret alacağı 1.167,44 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece bu miktar yerine gerekçesi açıklanmadan 454,01 TL ye hükmedilmesi de hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 05/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.