YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15232
KARAR NO : 2013/18368
KARAR TARİHİ : 04.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurumca yaşlılık aylığına konulan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Dr. … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı Kurum tarafından davacının da ortağı olduğu şirketin 2007/6-2008/2,5,8 dönemlerine ait prim borcu nedeniyle davacının Bağ-Kur’dan aldığı yaşlılık aylıklarına konulan haczin kaldırılması talep edilmiş, Mahkemece, bozma ilamı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde haczin dayanağı olan takip dosyasında şirket adına düzenlenen ödeme emrinin dava dışı …’ya tebliğ edildiği belirtilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulmakla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğar ve mahkemece de bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekir. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İBK) O halde mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre, bozma kapsamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesi gerekir.
Dava konusu haciz bildirisi, 11.02.2009 tarihli olup, davacının 2009 yılı Nisan aylığından kesinti yapılmaya başlandığı anlaşılmıştır.
Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere; davacının ortağı olduğu şirketin prim borcundan dolayı, yaşlılık aylıklarından cebren tahsile geçmeden önce, 6183 sayılı Kanunun 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının, “ödeme emri” nin, tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması Kanuna aykırıdır.
Bu nedenle öncelikle yapılacak iş, davacının yaşlılık aylıklarına konulan haczin dayanağı olan takip dosyasından haciz bildirisi düzenlenmesinden önce davacı adına gönderilmiş ödeme emrinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ödeme emri tebliğ edilmemiş ise, davacı hakkında kesinleşmiş bir takip bulunmadığından yapılan haciz işleminin yasal dayanağı bulunmadığından, haciz işleminin iptalinin yerinde olacağı gözetilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, dava dışı şirket adına düzenlenen ödeme emri esas alınarak, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 04.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.