Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5210 E. 2020/3898 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5210
KARAR NO : 2020/3898
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.05.2018 tarih ve 2017/108 E. – 2018/193 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.10.2019 tarih ve 2018/1541 E. – 2019/1055 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2016/55791 sayılı, 37., 39., 43. sınıfları kapsayan ve “SOYLU GROUP +şekil” ibareli marka tescil başvurusuna, davalı şirketin 2011/21955, 2011/21956, 2011/21953 sayılı ve 37. sınıfta tescilli “SOYLU USTA” markalarını mesnet göstererek itirazda bulunduğunu, itiraz sonucunda diğer davalı TPMK YİDK’nın 13.01.2017 tarih ve 2017-M-413 sayılı kararı ile marka başvurusunun kapsamından 37. sınıf mal/hizmetlerin çıkarıldığını, oysa markaların bütünsel olarak değerlendirmesinin yapılması halinde benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının marka başvurusunda yer alan “group” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, esas ve ayırt edici ibarenin “SOYLU” ibaresi olduğunu, bu nedenle taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının “şekil+SOYLU GROUP” ibareli marka başvurusuyla davalı firmanın “SOYLU USTA+şekil” ibareli markası arasında, davalının itirazı üzerine reddedilen 37.sınıf: “İnşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.” yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacının marka başvurusundan çıkarılan 37. sınıf hizmetlerin tamamının, davalının itiraza mesnet 2011/21953, 2011/21955 ve 2011/21956 sayılı markalarının kapsamında da aynen yer aldığı, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında da 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.