Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/83 E. 2020/3047 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/83
KARAR NO : 2020/3047
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2017 tarih ve 2015/170 E- 2017/48 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/11/2019 tarih ve 2017/3185 E- 2019/2582 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili adına tescilli markaları ve logoları kendi faaliyet adresinde satışa sunduğunu, şirketin GASSEL GA-101 model gaz alarm dedektörlerinin TSE belgesi adı altında ürün etiket ve ambalajında TSE logosu kullanarak piyasaya satışa sunduğunu, davalı şirketin TSE belgesinin 03.04.2013 tarihinde feshedildiğini ve daha sonra şirket tarafından da yenilenmediğini, ancak buna rağmen bu tarihten beri TSE belgesini kullanmaya devam ederek davacı kurumun haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davacı kuruma ait tescilli markaya yapılan tecavüzün tespiti ve men’ine, 7.520,00 TL + KDV maddi tazminat ile 11.280,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 18.000,00 TL + KDV tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin TSE uygunluk belgesi aldığını, aldığı bu belgenin son geçerlilik tarihinin ise 24.09.2014 tarihi olduğunu, belgenin son geçerlilik tarihi geçtikten sonra 18.02.2015 tarihinde TSE belgesini feshettiğini, davalının 24.09.2014 tarihinden sonra TSE logosunu kullanmadığını, iş yerinin bir köşesinde bırakılan ve hiç bir şekilde kullanılmayan üzerinde TSE logosu bulunan üç adet içi boş kutunun dışında markanın kullanıldığına dair herhangi bir şey bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalının 24/09/2013-24/09/2014 tarihleri arasında TSE markasını “GASSEL” markalı ürünleri üzerinde kullanması için marka kullanım belgesi aldığının tespit edildiğini, 09/11/2015 tarihinde iş yerinde yapılan aramada üzerinde TSE ibaresi bulunan Gassel marka gaz dedektörüne ait üç adet boş kutu bulunmuşsa da, bu kutuların geçmiş yıllardan kaldığına ilişkin davalı savunmasının aksini gösteren bir delil elde edilemediği, kutuların boş olması ve iş yerindeki diğer ürün kutularının üzerinde TSE markasının yer almaması nedeniyle davalının davacıya ait TSE markasını izinsiz ve sözleşme yapmaksızın kullandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce, İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2015/143981 soruşturma sayılı dosyasında, davalı adresinde 09/11/2015 tarihli arama sırasında üç adet TSE logolu içi boş Gassel GA-101 model gaz alarm dedektörü kutusu bulunmuşsa da, yine işyerinde TSE logosu olmayan aynı model gaz alarm kutusunun da görüldüğü, kutuların içinin boş olması, 30/03/2015 ve 05/04/2015 tarihli kutu/ambalaj faturalarının ibrazının ve TSE logosuz aynı model alarm dedektörü kutusunun bulunmasının, davalının kutuların sözleşmenin geçerli olduğu dönemden kaldığına dair savunmasını doğruladığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 54,40 TL temyiz ilam harcı ile 267,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.