Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7532 E. 2020/8914 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7532
KARAR NO : 2020/8914
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında mağdurlar …,… ve …’a karşı basit yaralama suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümler kesin nitelikte bulunduğundan sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2)Sanık hakkında mağdurlar …, …,…, …, … ve …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelenmesinde;
a)Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1, 230, 232 ve 289/1-g maddeleri gereğince, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının denetime olanak verecek biçimde açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, somut olayda, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı şekilde soyut ifadelerle ve bu suretle gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b)Mağdurları …ve … olan kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerde, ilk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığı hususunda şüpheye düşüldüğü gerekçesiyle sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, ilk haksız hareketin tespit edilememesi nedeniyle TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, sanık hakkında (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
c) Mağdurları …, …, … ve … olan olası kastla yaralama suçundan mahkumiyetine dair hükümlerde haksız tahrik indirimi uygulanmadığı halde, gerekçeli kararda sanık … hakkında her bir yaralama eyleminden dolayı haksız tahrik nedeniyle cezalarından indirim yapıldığı belirtilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye neden olunması,
ç)Mağdurları …, …, … ve … olan olası kastla yaralama suçundan mahkumiyetine dair hükümlerde uygulama maddesinin TCK’nin 21/2. maddesi yerine TCK’nin 22/1. maddesi olarak gösterilmesi,
d)Hapis cezasından mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.