Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/1000 E. 2020/3269 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1000
KARAR NO : 2020/3269
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/05/2016 gün ve 2014/751-2016/377 sayılı kararı onayan Daire’nin 20/11/2018 gün ve 2017/833 -2018/7200 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl davada, 506 sayılı Kanun’un ek 36’ncı maddesi uyarınca, bütün aktif ve pasifleriyle SSK’ya devredilen Türkiye Kredi Bankası A.Ş. Memur ve Müstahdemleri Sosyal Sigorta ve Yardım Sandığı’nın iştirakçilerini istihdam eden kuruluş olan davalı bankanın fiili ve teknik açık tutarının Hazine hesaplarına yatırılmasının 25.02.2004 günlü yazısıyla istenmiş olmasına rağmen bahse konu borcun kabul edildiği veya sıra cetveline kaydedildiği konusunda herhangi bir bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek 61.036.950.318 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada, asıl davacının bankacılık faaliyetinin sonlandırıldığı ve tasfiye işlemlerini birleşen davalının yürüttüğünü ileri sürerek asıl davada belirtilen gerekçelerle 61.036.950.318 TL’nin asıl ve birleşen davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davada verilen kararın kesinleştiği bu nedenle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, asıl ve birleşen davada davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 29/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.