Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/5053 E. 2020/2561 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5053
KARAR NO : 2020/2561
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2016 gün ve 2014/20-2016/308 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/05/2018 gün ve 2016/11904 – 2018/3734 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirket tarafından yurtdışından ithal olunan malların Türkiye’ye taşınmasının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, ancak davalıya keşide olunan toplam 10.600,00 Euro nakliye faturalarının davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 10.600,00 Euro karşılığı 26.807,40 TL üzerinden davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu faturaların “kapalı fatura” mahiyetinde olduğunu ve bunun da fatura bedellerinin ödendiği anlamına geldiğini, dava konusu faturaların müvekkili tarafından bankaya ödendiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının ticari defter ve kayıtlarında dava konusu faturaların ödendiğinin belirtildiği, davacının fatura konusu alacağın ödenmediğini ispat edemediği, ayrıca davacının kötü niyetle hareket ettiğine dair kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalının delil olarak dayandığı faturalar kapalı fatura olarak düzenlenmiş ve kanuna uygun tutulmuş ticari defterlerinde fatura bedellerinin kasadan peşin ödendiği şeklinde kayıt düşülmüş ise de, davalının savunmasında önce dava konusu navlun alacağının banka aracılığıyla davacıya ödendiğini, sonrasında ise ödemelerin davacının yükü teslim eden şoförlerine elden yapıldığını ifade etmiş olmasına ve böylelikle kendi dayandığı delilin aksini savunmuş olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle kabul edilmiştir.