YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2767
KARAR NO : 2020/9837
KARAR TARİHİ : 16.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Mağdur … hakkında … İlçe Devlet Hastanesince düzenlenen 08/07/2014 tarihli ve 09/07/2014 tarihli adli raporlarda “saçlı deride bulunan yaralanmanın kalıcı iz olabileceği, sol el baş parmakta etkisi hafif (1) olan eklem çıkığı bulunduğu” şeklindeki bulguların belirtilmesine göre, bu raporların adli tıp kriterlerine uygun olmadığı ve hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; mağdurun, geçici ve kesin raporları ile yaralanmasına ilişkin tüm tedavi evraklarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen tüm ölçütlere göre rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Hükmün esasını oluşturan kısa kararda, “hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına” hükmedilmesine rağmen, gerekçede hem “şartları oluştuğundan müşteki sanık …’ın cezasının ertelenmesine karar verilmiştir” hem de “sanık …’ın sabıkalı geçmişi nedeniyle … hakkında verilen mahkumiyet kararında erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır.” ibarelerine yer verilerek hükümde çelişkiye neden olunması,
3) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 29. maddeleri gereği hükmolunan “1 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezasından TCK’nin 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim yapıldığında “11 ay 7 gün” yerine “10 ay 22 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 16/07/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.