Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4606 E. 2020/3638 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4606
KARAR NO : 2020/3638
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.05.2016 tarih ve 2015/526-2016/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalıya ait Kılıçlar Süt Ürünleri ve Gıda Ticareti arasındaki ticari ilişki nedeniyle alınacak mal bedelinin teminatı olarak 100.000,00 TL bedelli bononun verildiğini, taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki sonrasında davalının davacıdan 17.167,24 TL alacağı olmasına rağmen teminat senedinin 100.000,00 TL üzerinden takibe konulduğunu ileri sürerek, davaya konu bono bedelinin 82.832,76 TL’si yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıdan olan ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının hala mevcut olduğunu ve bu alacağın tahsili için henüz hukuki bir işlem başlatılmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davaya konu senedin davacının babasının davalıya olan nakit para borcunu üstlenmiş olması nedeniyle düzenlendiğini, senette nakten kaydı bulunduğunu, aksini iddia eden davacının bu hususu yazılı delille kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu senedin nakten kaydı ile düzenlendiği halde davacının senedin teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konulan bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir. Takibe konu bono incelendiğinde keşidecinin … olduğu, lehtar kısmında ise “Kılıçlar Süt Ürünleri” isminin yer aldığı anlaşılmıştır. TTK’nın 776/e bendi uyarınca bononun kime, kimin emrine ödenecekse onun adını içermesi gerekir. Yine lehtarın gerçek veya bir tüzel kişi olması bononun zorunlu unsurlarındandır.
Bu nedenle takibe konu senette lehtar adının gerçek veya tüzel kişi adı niteliğinde olmadığından bono geçersiz olup, kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılamaz. Bu itibarla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.