Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/13418 E. 2020/9249 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13418
KARAR NO : 2020/9249
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Düşme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi gereğince hükmün konusu, iddianamede gösterilen eylem olduğundan iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda, iddianamenin anlatım kısmında sanık hakkında mağdura karşı “ev sahibine söyle oğlum … ile arkadaşlarına …in evini tarattıracağım, kendisini vurduracağım” demek suretiyle tehdit suçunu işledikleri iddiası ile dava açılmasına karşın, sanığın mağdura hitaben “sanık … beni telefon ile aradı, bana ev sahibine söyle bizim ile uğraşmasın, sonu kötü olur” dediğinin kabul edilerek, sair tehdit suçunun işlendiğine ilişkin bir eylemin açıklanmadığı gözetilmeden, “Fail ve Fiilde Bağlılık Kuralı”na aykırı uygulama yapılarak açılan davanın iddianamede tanımlanmayan sair tehdit eyleminden şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine aykırı davranılması,
2-Tanık …’in soruşturma aşamasında, sanığın kendisini aradığını ve mağduru kastederek “ev sahibine söyle oğlum … ile arkadaşlarına …’in evini tarattıracağım, kendisini vurduracağım” dediğini, mahkemede ise “sanık … beni telefon ile aradı, bana ev sahibine söyle bizim ile uğraşmasın, sonu kötü olur” dediğini beyan ederek eski ifadesini doğrulaması karşısında; tanığın beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden ve ne suretle aynı Kanunun 106/1-2. cümle kapsamındaki sair tehdit suçunu oluşturduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
3-Bozmaya uyularak sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kaldığının kabulü halinde ise;02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.