Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/1810 E. 2020/10538 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1810
KARAR NO : 2020/10538
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş aktinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, davacının hafta içi 08:00-18:00, cumartesi günleri 08:00-12:00 saatleri arasında çalıştığını, haftada 2 gün 08:00-08:00 saatleri arasında 24 saat nöbet tuttuğunu, genelgeler gerekçe gösterilerek ücretinin düşürüldüğünü, bu şekilde 01/01/2010-01/12/2012 tarihleri arasında çalışmak zorunda kaldığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fark ücret ve fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, personelin ücretlerinin farklı miktarlarda belirlendiğini, davacının taşeronlarla ayrı ayrı sözleşme yaparak bunu kabul ettiğini, hastanedeki bazı hurda gibi malzemelerin hastane çalışanları tarafından İSAŞ firmasına satıldığı hakkında Bimer’e gelen şikayet üzerine yapılan soruşturmada, feshe dayanak olayın tanık beyanı ile doğrulandığını, feshin haksız olmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı MSD Şirketi, davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin ilk kararının Dairemizin 2017/22217 Esas sayılı ilamı ile “Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporundan fazla mesai hesaplanmamasının nedenleri arasında 24 saatlik nöbetten sonra mutlaka 1 gün istirahatin varlığının kabul edilmesi ve cumartesi günlerinde nöbet tutma ihtimalinin gözetilmemesi olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada bir kısım nöbet çizelgeleri bulunmaktadır. Tüm nöbet çizelgeleri ve davacının çalışmalarına ilişkin tüm belgeler Başhekimlikten veya bulunduğu yerden istenmeli, davacının haftada kaç gün çalıştığı, hangi nöbetlerden sonra çalışmaya devam ettiği ya da 24 saatlik istirahat aldığına dair belgeler incelenerek sonuca gidilmelidir. Bu belgelerin temin edilemediği dönemler bakımından, davacı tanık beyanları ile ispatlanan asgari çalışma esas alınarak fazla mesai ücreti var ise hesaplanmalıdır. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki ve temyiz dilekçesi dahil diğer dilekçelerindeki beyanları taleple ve maddi vakıa ile bağlılık kapsamında değerlendirilmelidir. Diğer yandan, ara dinlenmesi düşüldükten sonra günlük 11 saati geçen çalışma haftada 45 saati geçmese dahi fazla mesaidir. Bu bağlamda, davacının 24 saatlik çalışmaları sırasında yatarak dinlenebilmesi için davacıya tahsis edilen özel bir yeri olup olmadığı taraflardan sorulmalı, belgeler taraflardan celbedilmeli, gerekirse tanıklar bu konuda yeniden dinlenmelidir. Davacıya 24 saatlik çalışmaları sırasında yatarak dinlenebilmesi için özel bir yer tahsis edildiğinin anlaşılması halinde 24 saatlik çalışmadan 10 saat ara dinlenmesi düşülmelidir. Davacıya böyle bir yer tahsis edilmediğinin anlaşılması halinde ise 24 saatlik çalışmadan 4 saat ara dinlenmesi düşülmelidir. ” gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyulduğu, hastaneden davacının tüm çalışma dönemine ait kayıtları istendiği, davacı tanıklarının yeniden dinlendiği, bozma ilamı doğrultusunda yeni bir bilirkişiden rapor alındığı, bozma ilamının konusu sadece fazla mesainin hesaplanmasına ilişkin olduğundan bu kısım haricindeki temyiz istemleri reddedildiğinden ilk karardaki gibi kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, fark ücreti alacağı ilk rapordaki gibi hüküm altına alındığı, fazla mesai yönünden dosyanın yeniden tetkikinde ve son bilirkişiden alınan rapordaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olması nedeniyle tekrarı yoluna gitmemek adına davacının yatak tahsis edildiği kabul edilerek hesaplanan fazla mesai ücretinin net 7.990,51 TL, yatak tahsis edilmediği kabul edilerek hesaplanan fazla mesai ücretinin ise 15.779,11 TL olarak belirlendiği, davacının dava dilekçesindeki talebinin 1.000,00 TL, ıslah dilekçesindeki talebinin ise 1.500,00 TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL den ibaret olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve bozma ilamına uygun olması nedeniyle mahkemece hükme esas alınmasına karar verilmiş ise de, davada bir kez ıslah yoluna gidilebileceğinden ve davacının talebi 2.500,00 TL ile sınırlı olduğundan bu miktarın hakkaniyet indirimi yapıldığı takdirde dahi raporda belirlenen miktardan aşağıda kalması nedeniyle aynen kabulüne dair karar verilerek tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yolunda hüküm kurulduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Bakanlığın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 2017/ 22217 Esas sayılı bozma ilamında davacının fazla mesai ücretinin hesaplanması sırasında dikkate alınacak unsurlar arasında, davacının 24 saatlik çalışması esnasında yatarak dinlenebilmesi için davacıya tahsis edilen özel bir yerin olup olmadığı araştırılarak hesaplamaların bu araştırma sonucuna göre yapılması bildirilmiştir.
Bozma sonrası hükme esas bilirkişi raporunda davacının 24 saat nöbetinde yatacak yerinin olduğu ve olmadığı kabullerine göre seçenekli hesaplama yapmıştır. Bozma sonrası eldeki hükümde Mahkeme bu seçeneklerden hangisini kabul ettiğini açıkça belirtmeksizin, taleple bağlı olarak fazla mesai ücretini kabul etmiş, gerekçede indirimden bahsetmiş ise de indirim oranını da açıklamamıştır.
Her kısmi eda hükmü bir tespit hükmü içermelidir. Bu nedenle Mahkeme tarafından fazla mesai ücreti olarak hesaplanan seçeneklerden hangisinin ne gibi gerekçeler ile kabul edildiği kararın gerekçe kısmında açıkça belirtilmeli, uygulanan takdiri indirim oranı ve bu şekilde davacının neticeten ne miktarda fazla mesai ücretine hak kazandığı Mahkeme kararında açıkça belirtilmeli ve tüm bunlardan sonra eldeki hüküm gibi taleple bağlı kalınarak karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.