YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5405
KARAR NO : 2020/9243
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanık hakkında TCK’nin 106/1. maddesi 1. cümlesi gereğince tehdit, 125/1. maddesi gereğince hakaret ve TCK’nin 86/2. maddesi gereğince kasten yaralama suçlarından kamu davaları açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince hakaret ve kasten yaralama suçunun da tehdit ile birlikte işlenmeleri nedeniyle, her üç suç yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de sanığın üzerine atılı TCK’nin 106/1. maddesi 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, ayrıca sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verildiği, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen kasten yaralama ve hakaret suçlarının uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, sanık ile katılan ve müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2)Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunmayan sanığın tekerrüre esas alınan Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2013 tarih 2013/915 Esas-2013/1800 Karar sayılı ilamının 4733 sayılı Kanunu’nun 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’la değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğundan cihetle, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 12. maddesindeki ”(1) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereğince, öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorulmak suretiyle tespit edilerek, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/07/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.