YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/236
KARAR NO : 2020/3841
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.09.2019 tarih ve 2019/204-2019/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin fındık ticareti, davalıların ise döviz ve kuyumculuk işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin davalılara banka faizinden daha fazla faiz verilmesi kaydıyla toplam 2.448.000 DM verdiğini, karşılığında iki adet 1.000.000 DM, bir adet de 150.000 DM’lik çek aldığını ancak davalıların aldıkları parayı ödemediklerini ileri sürerek, çeklerin 1.000.000.000.000.- TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketin çekler yönünden davalı şirketin ilzam edici imzalara sahip olmadığı ve tek imza ile keşide edildiğini, üstelik çeklerin de kambiyo evrakı niteliğini zamanaşımından dolayı kaybettiğini, davalı şirketin davacı ile herhangi bir alışveriş ilişkisine girmediğini ve davacıdan herhangi bir bedel almadığını, …, … ve … yönünden, davacıdan bu davalıların herhangi bir para almadığını, … ile kâr payına ilişkin para alışverişi olduğunu ancak davalının söz konusu olan bedelleri davacıya ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, 14.02.2002 tarihinde, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davalılar … ve Altınsaray Döviz ve Altın Ticareti A.Ş. bakımından davanın kabulü ile diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verildiği, ancak alacak hükümlerinin icrasının kararın kesinleşmesine bağlı olmayıp, yüze karşı verilen bu kararın kurulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra, kararın davalılar vekiline 23.10.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135/2 maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihten itibaren 10 yıl geçmiş olduğundan davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.