Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20841 E. 2020/13185 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20841
KARAR NO : 2020/13185
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/3, 62 ve 52. maddeleri gerekiğince 1.320,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli sicil kaydı gözetilerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Balıkesir Çocuk Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2010/291 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 15.06.2020 tarihli ve 2020/7837 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2020 tarihli ve 2020/54452 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydından görülen ilamlara nazaran yasal imkansızlık nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması… gerekir.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın adlî sicil kaydında görülen kasıtlı suç nedeniyle mahkumiyetine esas, Balıkesir Çocuk Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2019/6 Esas, 2019/316 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 29.03.2019 tarihi olduğu, yine aynı Mahkemenin 17.10.2017 tarihli ve 2017/271 Esas, 2017/395 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 17.10.2017 tarihi olduğu, incelenen dosya kapsamında suç tarihinin ise, 26.11.2016 tarihi olduğu, bu halde, suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun kabul edilemeyeceği ve belirtilen nedenle söz konusu ilamların suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette olmadıkları gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nin 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; suça sürüklenen çocuk …’in katılanı kasten basit yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında yer alan ilamların incelenen suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece CMK’nin 231. maddesindeki diğer şartların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Balıkesir Çocuk Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2010/291 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.