Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/2377 E. 2020/9112 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2377
KARAR NO : 2020/9112
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

Basit yaralama suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2019/62 Esas, 2019/330 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 03.02.2020 tarihli ve 2019/18309 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2020 tarihli ve 2020/17992 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Sanık … yönünden yapılan incelemede;
Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın sabıkasına konu kaydın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/4555 Esas, 2018/19259 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesine eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenlemenin, suç tarihinin ve sanığın adlî sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara ilişkin kesinleşme tarihlerinin 28.06.2014 ve sonrası olması hâlinde uygulanabileceği nazara alındığında, sanığın adlî sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Kumluca Sulh Ceza Mahkemesinin 20.09.2013 tarihli ve 2013/185 Esas, 2013/506 sayılı kararının 30.10.2013 tarihinde kesinleşmesi sebebiyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel oluşturmaması da nazara alındığında; yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan sanık hakkında kanuni olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde,
2) Sanık … yönünden yapılan incelemede;
Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Sanığın, adlî sicil kaydı incelendiğinde atılı suçu işlediği tarih itibari ile 02.11.2007 hüküm tarihli ve 26.01.2009 kesinleşme tarihli, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13/4 ve 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince erteli adlî para cezasına mahkûmiyeti bulunduğu; fakat 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95/2. maddesinde hükme bağlandığı üzere, sanığın hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği başka bir suçtan dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmadığı ve cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılacağından, hüküm tarihi olan 02.11.2007 tarihinden itibaren beş sene sonra 02.11.2012 tarihi itibariyle adlî sicil kaydında bulunan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayılması gerektiği nazara alındığında, suç tarihi 24.09.2018 olan Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/62 Esas sayılı dosyasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediği anlaşıldığından, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan sanık hakkında kanuni olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıkların üzerine atılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi olması karşısında, soruşturma ve kovuşturma aşamasında taraflara uzlaşmayı kabul edip etmediklerinin sorulmadığı anlaşılmakla, taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2) Sanıklar hakkında TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen 120 gün adli para cezasının TCK’nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirilmesi sırasında 100 gün adli para cezası yerine hesaplama hatası yapılarak 150 gün adli para cezasına ve sonuç adli para cezasının TCK’nin 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL.den adli para cezasına çevrilirken 2000 TL adli para cezası yerine 3000 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi, hususlarının da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.