Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4955 E. 2020/8569 K. 06.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4955
KARAR NO : 2020/8569
KARAR TARİHİ : 06.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasıtlı suçlardan verilen hapis cezasına mahkumiyet hükümlerine uygulanan 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibareler, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında silahla yaşamsal tehlike oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Mağdur …’in olaydan bir gün önce eski kız arkadaşı ile konuştuğu sırada aralarında çıkan tartışma sırasında yumruk atması eylemini gören ve daha önceden tanımadığı mağdura müdahale eden sanık …’e, mağdurun yumruk attığı, bu olayla ilgili sanığın, mağdurdan şikayetçi olmadığı, ertesi gün sanığın olanları arkadaşı …’e anlatması üzerine,…in mağdurun telefonu sosyal medya hesabından bularak buluşmaya çağırdığı, mağdurun kabul etmesi üzerine sanığın yanında arkadaşları …, …, …, … ve … olduğu halde buluşma yerine gittikleri, karşı tarafın kalabalık olduğunu gören mağdurun üzerinde bulunan kuru sıkı tabancayı çıkararak yanına doğru gelen …’i yaralaması üzerine çıkan kavgada, sanığın…Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün … uzmanlık numaralı raporu ile 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunu tespit ettiği sustalı çakı benzeri bıçak ile mağduru… Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 23/10/2015 tarihli ve 2015/6110 sayılı raporunda belirtildiği şekilde “… 2 cm’lik kesi, sol ve sağ paravertebral skapula medialinde 1 cm’lik, sol hemitoraksa nafiz 1 cm’lik 2 adet kesi, sol gluteal bölgede 1 cm’lik kesi” olacak şekilde beş bıçak darbesi ile yaralandığı ve solda hemopnömotoraks saptandığı, preşok tablosunda müracaat eden hastanın acil operasyona alındığının ve yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, mağdurun olaydan önce sanığı darp etmesinden kaynaklanan taraflar arasındaki husumetin varlığı, yaralanmanın niteliği, vücudun üst bölgesinin hedef alınması, darbe sayısı, suçta kullanılan aletin elverişliliği, meydana gelen zarar hususları birlikte değerlendirildiğinde, mağdurda meydana gelen yaralanmaların her birinin ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılması gerektiği ve sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kabule göre; sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 06.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.