Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3647 E. 2020/8912 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3647
KARAR NO : 2020/8912
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
2)Mağdurun yaralanması ile ilgili düzenlenen … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23.01.2015 tarihli raporunda ”…sol kalça bölgesinde içte bir adet ve dışta iki adet olmak üzere toplam 3 adet 2×1 cm.’lik ve derinliği 1 cm.’lik kesiler olduğu, Kişide sol kalça bölgesinde tarif edilen yumuşak doku seyirli yaralanmalarının her biri ayrı ayrı müstakilen ve de birlikte; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu” şeklinde değerlendirildiği anlaşılmakla, mevcut tıbbi belgelerden elde edilen bilgi ve bulgulara istinaden şahısta tarif edilen yumuşak doku seyirli yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı konusunda tereddüt oluşturduğu; mağdura ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlar temin edilip, ilgili Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilerek mağdurda meydana gelen her bir yaralanmasının ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmalarının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3)Sanık hakkında TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca tayin olunan “1 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden suçun TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince artırım yapılırken bir kat artırım yapılması gerekirken iki kat artırım yapılarak “2 yıl 12 ay” hapis cezası yerine hesap hatası sonucunda “3 yıl 18 ay” hapis cezasına hükmedilmesi,
4) TCK’nin 51. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 51/7. maddesi gereği, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, “cezanın tamamının infaz kurumuna çektirilmesine” karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.