Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/2687 E. 2020/6503 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2687
KARAR NO : 2020/6503
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın ecrimisil yönünden reddine dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.02.2020 tarihli ve 2018/15031 Esas, 2020/1559 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR
Davacılar vekili; dava konusu taşınmazda tarafların müşterek malik olmalarına rağmen davalının taşınmazdan tek başına istifade ettiğinden bahisle elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak el atmanın önlenmesi istemi yönünden davanın kabulüne ecrimisil istemi yönünden reddine kararı verilmiş. 1.Hukuk Dairesi’nin 14.01.2016 tarihli ve 2014-13056 Esas, 2016-276 Karar sayılı ilamı ile hükmün elatmanın önlenmesinin kabulüne ilişkin kısmı onanmış, ecrimisilin reddine ilişkin kısım ise ‘…. taraf tanıkları (özellikle davacı tanığı Tuğbay Sözün) yeniden dinlenilmek suretiyle intifadan menin ne zamandır söz konusu olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, ondan sonra usulüne uygun şekilde ecrimisil hesabının yapılması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.’ gerekçesi ile bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda da Mahkemece yeniden ecrimisilin reddine yönelik karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.02.2020 tarihli ve 2018-15031 Esas, 2020-1559 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olup; davalı vekilince süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davacılar vekilinin dava dilekçesinde 2003-2007 yıllarına ilişkin ecrimisil isteminde bulunduğu; bozma sonrası yeniden dinlenen davacı tanıklarının anlatımından intifadan men koşulunun 2008 yılından itibaren gerçekleştiğinin anlaşıldığı; taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde de belirtildiği üzere Hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği anlaşıldığına göre; Mahkemece verilen red kararının isabetli olduğu görülmüştür.
Yukarıda açıklananlar sonucunda; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekirken bozulmasına karar verildiği bu defa yapılan incelemede anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairemize ait 19.02.2020 tarihli ve 2018-15031 Esas, 2020-1559 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 18,50 TL’nin davacılardan alınmasına, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.