YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5617
KARAR NO : 2013/8834
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın çalındığını, davalı … tarafından müvekkiline 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin aracın değerine göre az olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 9.400,00 TL tazminatın ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, olay tarihi ile dava tarihi arasında iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.’nun 1268. maddesi uyarınca, sigorta hukukundan kaynaklanan bütün talepler iki yılda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi ise, aynı yasanın 1292. ve 1299. maddeleri ile Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.1. maddesi hükümlerine göre, hasar ihbarı için öngörülen beş işgünü sonunda işlemeye başlar. Zamanaşımı için yasal süre iki yıl olmakla birlikte, sigorta şirketinin ödeme
yapacağı inancıyla sigortalıyı oyaladığının anlaşılması halinde, bu husus dikkate alınarak zamanaşımı değerlendirilir.
Dosya içeriğinde, taraflar arasında 2.6.2009 başlangıç 2.6.2010 bitiş tarihli poliçe tanzim edilmiş, kaskolu aracın bedeli 67.100,00 TL olarak gösterilmiştir.
Somut olayda, riziko tarihi 08.12.2009 olup davalı … tarafından davacıya 22/06/2010 tarihinde 50.000,00 TL hasar bedeli ödemesi yapılarak ibraname tanzim edilmiş davacı tarafından fazlaya ilişkin taleplerini saklı tutmuştur.
Davalı … poliçe limitini geçmemek kaydıyla gerçek zarardan sorumludur. Davacı ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile iş bu davayı açmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 133/1. maddesi uyarınca kısmi ödeme ile zamanaşımı kesilir. Bu durumda mahkemece ödemenin kısmi veya tam ödeme olup olmadığı, hasar uzman bilirkişi marifetiyle araştırılması gerekir. Zira kasko poliçesinde araç bedeli 67.100,00 TL olup, 50.000,00 TL ödeme yapılmıştır.
O halde mahkemece, aracın çalındığı tarihteki gerçek değeri bilirkişi marifetiyle araştırılarak tam ödeme yapıldığı kabul edilmesi halinde, Türk Ticaret Kanunu’nun 1268., 1292. ve 1299. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, kısmi ödeme yapıldığının tesbit edilmesi halinde ödeme ile zamanaşımı kesileceğinden ödeme tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık sürenin dolmamış olduğu gözetilerek işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.