Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/2290 E. 2020/2707 K. 10.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2290
KARAR NO : 2020/2707
KARAR TARİHİ : 10.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin termal otel işletmeciliği ile iştigal ettiğini, ancak tesisin öngörülen tarihte açılamaması üzerine ön avans alınamaması ve kontenjan iptalleri yaşandığını, şirketin borca batık duruma geldiğini; yapılan dört yeni sözleşmenin ifası ile kâra geçebileceklerini ileri sürerek, iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı şirketin iflasının ertelenmesine dair verilen kararın bir kısım müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2014/5391 E.- 2014/6613 K. sayılı ilamı ile davacı şirketin işletme sermayesinin bulunmadığı, borca batıklık oranının çok yüsek olduğu, projenin ciddi ve inandırıcı olduğundan söz edilemeyeceği, şirketin proejesinin ciddi ve inandırıcılığı konsunda ek rapor alınması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yarglama sonucu davacı şirketin hiç bir şekilde alacaklılara ödeme yapmadığı, iflas erteleme davası süresince tek gelir kaynağı olan otel ve arsayı tedbirlerin kaldırıldığı bir dönemde asli müdahil Vakıf Bank’a devrettiği, şirketin tek gelir kaynağı olan otel ise yaklaşık 2 yılı geçkin bir süredir faaliyette olmadığı, 23/05/2014 tarihli rapordan bu yana kayyım kuruluna herhangi bir bilgi ve belge aktarımı olmadığı, otelin faaliyetlerini tatil ettiği ve kayyım kurulu rapor ücretlerinin de ödenmediği davacı şirketin iflasın erteleme şartlarını yerine getirmediği gerekçesi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.