Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17894 E. 2012/28590 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17894
KARAR NO : 2012/28590
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya 2009 yılı 2. ürün mısır çeşidinin yetiştirilerek satıldığını, ürünün hasat yerinden alınarak Tariş kantarlarına nakliyesi işini davalının üstlendiğini ve nakliye hizmet bedeline ilişkin 3.3.2010 tarihli 3.840 TL. bedelli faturayı da davalıya 23.3.2010 tarihinde ödediklerini, ürün hasadının 16.12.2009′ da tamamlandığını ve bu şekilde tartılan 232.840 kg. dane mısırın 16.12.2009 tarihli tutanakla teslim edildiğini, bedeli için kesilen 18.3.2010 tarihli 68.904 TL. bedelli faturanın ödenmediğini ileri sürerek, 68.904 TL.nin 16.12.2009 tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile 2009 yılı dane mısır üretimi sözleşmesi yapıldığını ve 2009 yılı Kasım ayında da alım-satımın tamamlanıp bununla ilgili hiçbir alacak ve vereceğin kalmadığını, dava konusu fatura ile ilgili hiçbir akdi ilişkisinin bulunmadığını, faturaya konu mısırları teslim almadığını, 16.12.2009 tarihli tutanaktaki imzanın da kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan 6.5.2009 tarihli sözleşme ile 2009 yılı 1. ürün mısır ürününün üretim ve satışının kararlaştırıldığı, davalının da bu sözleşme ile ilgili olarak her türlü ödemenin yapılarak alış verişin sona 2012/17894-28590
erdiğini, alacak vereceğin kalmadığını, 2. ürün mısırı almak için teklif verdiğini ancak sonrasında almaktan vazgeçtiğini, 3.3.2010 tarihli fatura bedelinin 1. ürün teslimine ilişkin olarak yapılan sözleşme ile ilgili olduğunu, 2. ürün satımı ile ilgisinin bulunmadığını açıkladığı anlaşılmaktadır. Davalının davacıya yaklaşık 250.000 kg. 2.ürün dane mısır satın almak üzere teklif verdiği, 25.11.2009-16.12.2009 tarihleri arasında toplam 232.840 kg. dane mısıra ilişkin kantar fişi ile taşıma belgelerinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu, davalı şirket tarafından , 232.840 kg.mısıra ilişkin 3.846 TL. bedelli davacı adına nakliye hizmet bedeline ilişkin fatura kesildiği ve davacı tarafından davalıya bu bedelin 23.3.2010 tarihinde ödendiği, tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davacının sunduğu 232.840 kg. 2.ürün mısırın davalıya teslimine ilişkin tutanaktaki imzanın da davalı eli ürünü olmadığı Adli Tıp raporu ile belirlendiği anlaşılmaktadır. Davalı alış-veriş işlemlerinin bittiğini bildirdiği 2009 yılı kasım ayından sonra, 3.3.2009 tarihinde davacı adına ihtilaflı mısır miktarı 232.840 kg. Ve 3.846 TL. bedelli mısır nakliye faturası düzenlediği ve 23.3.2020 tarihinde davalı hesabına ödendiği gözetildiğinde, bu hususun davalının alacak-verecek kalmadığı ve hesabın kapandığı savunması ile uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davalının nakliye faturasının kesilme nedenini isbatlaması gerekir. Mahkemece, davalıya dava konusu mısır ürününün nakliyesine ilişkin düzenlendiği bildirilen faturaya ilişkin ayrıntılı açıklaması alınarak aksine savunmasını isbatına imkan verilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.