YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12852
KARAR NO : 2012/7413
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, geçirdiği iş kazası sonucu iş göremezlik oranının tespitiyle , iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 23.10.2000 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanan sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece; davacının %14.3 oranında sürekli iş göremezlik oranının olduğunun tespitine ayrıca maddi manevi tazminat davalarının kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;davaya konu zararlandırıcı olayın SGK Başkanlığı tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,Sosyal Güvenlik Kurumu Maluliyet Daire Başkanlığının ve S.S Yüksek Sağlık Kurulunun davacıda yaralanma nedeniyle bir maluliyet oluşmadığını belirttiği, ATK 3 İhtisas Kurulunun davacının %19,2 oranında maluliyetinin olduğunu belirlerken … Genel kurulunun neticeten sigortalıdaki maluliyet oranını %14.3. olarak belirttiği, kurumun belirlenen bu maluliyet oranına göre davacıya bir tahsisinin olmadığı,sigortalının maddi zararının tespitinde kurum tarafından iş kazası nedeniyle kendisine yapılan ödemeler sorulmadan hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki öncelikli sorun kurumca karşılanmayan maddi zararların tazminine dair davalar (maddi tazminat) ile sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair davaların birlikte görülüp görülemeyeceği hususundadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
Bu yasal düzenleme gereğince çıkartılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya gelir bağlanacağı düzenlenmiştir.
Ayrıca iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça Sosyal Güvenlik Kurumunun davacıya mahkemece belirlenen sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak gelir bağlanması söz konusu olmadığından, bu gelirin peşin sermaye değeri maddi zarardan düşülemeyeceği hususu da açıktır.
Somut olayda, maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin davanın sürekli iş gücü kaybı oranının tespitine ilişkin dava ile yargılama aşamasında birleştirildiği,davacının tespit olunan %14.3 oranındaki maluliyetine göre kurumun tahsis işlemleri neticelenmeden hatalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Yapılacak iş;yukarıda açıklanan nedenlerle maddi tazminat davası bakımından davacının sürekli iş göremezlik oranının net bir şekilde ortaya konulması gerekmekle açılan bu tespit davasını tazminat davasından tefrik edip yargısal olarak kesinleşmesini beklemek, akabinde davacının kuruma tahsis için başvurusunu sağlamak, kurumun bir tahsisi olur ise hükme en yakın tarihte olacak şekilde bağlanan aylığın tüm peşin sermaye değerini kurumdan sormak, güncel verilere göre davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve tahsisleri bu hesaptan düşmekten ibarettir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde …. Adına Ercan Işık’a iadesine, 07/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.