YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12984
KARAR NO : 2012/7412
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, iş kazasına uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;davaya konu zararlandırıcı olayın SGK Tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, davacının yaralanması nedeniyle tespit olunmuş bir maluliyetinin dosya da bulunmadığı, Kurum memurlarının 2.9.2010 tarihli cevabında davacının maluliyet oranının tespiti için Kuruma başvurusunun bulunmadığının mahkemeye bildirildiği, tarafların olaydaki kusur dağılımına dair iş güvenliği uzmanlarından alınmış bir raporun dosyada olmadığı, davacının Kurum müfettişlerince alınan 29.7.2008 tarihli beyanında özetle iş kazası nedeniyle herhangi bir maluliyetinin söz konusu olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarında sigortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının, sigortalıya bağlanan peşin sermaye değeri ile tazminatın miktarını doğrudan etkilediği söz götürmez. Bu nedenle, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan sürekli iş göremezlik oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerekir.
Somut olayda; davacı sigortalının yukarıda belirtildiği üzere yaralanması nedeniyle maluliyetinin(meslekte daimi kazanç kaybının) oluştuğunu iddia edip etmediğinin kendisine açıklattırılmaması, maluliyetinin oluştuğunu iddia etmesi durumunda gerektiğinde kendisine kesin süre de verilerek maluliyet oranının tespit edilmesi noktasında Kuruma müracaatının sağlanmaması ve ayrıca yaralanması nedeniyle herhangi bir maluliyetinin doğmaması durumunda dahi davacının iş ve gücünden kaldığı 19 günlük süre yönünden karşılanmamış zararlarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.