Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17853 E. 2012/28470 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17853
KARAR NO : 2012/28470
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 2006 model … marka aracı 18.09.2006’da davalı…Otomotiv San. ve Tic. Aş’den satın aldığını, eşiyle birlikte aracı teslim almaya gittiklerinde aracın üzerinde bazı lekeler olduğunu satış temsilcisine ilettiklerini, satış temsilcisinin aracın yurtdışından balmumuyla kaplı olarak geldiğini, yıkandıktan sonra çıkacağını söylediğini, bu beyana güvenerek aracı teslim aldıklarını, ancak lekelerin çıkmadığını, diğer davalı şirketin genel merkeziyle yaptıkları görüşmede aracı tamamen boyayacaklarını söylediklerini, sonraki görüşmelerde ise araca pasta cila çekmenin yeterli olacağını, aracın aynıyla değiştirilmeyeceğini söylediklerini, aracın değerini düşüreceğinden boyanması ve pasta cila teklifini kabul etmediğini, Akhisar Tüketici Hakem Heyeti tarafından aracın yenisi ile değiştirilmesi yönünde karar verilmesine rağmen karar gereğinin davalılar tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek, aracın aynı marka ve tipte yenisi ile değiştirilmesine, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araç bedeli olan 24.150,00 TL nın 18.09.2006’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …. Şt., araçların satış aşamasından önce boya da dahil bir çok teste tabi tutulduğunu, dava konusu aracın boya geçmişi incelendiğinde imalattan kaynaklı bir ayıp olmadığı gibi, boya şikayetinin 2012/17853-28470
Dış etkenlerden kaynaklandığının tespit edildiğini, şikayetin pasta cilayla giderilebilecek nitelikte olduğunu ve araçtan beklenen faydayı azaltan ya da ortadan kaldıran bir ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı, … Otomotiv San. ve Tic. Aş. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu 2006 model … marka aracın aynı marka ve aynı tipte ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiş; davacının hükmün tavzihi talebi üzerine tavzih talebinin kabulüne, hükmün; davanın kabulüne, dava konusu 2006 model Opel Corsa marka aracın aynı marka ve aynı tipte ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynen ifa mümkün olmadığı takdirde araç bedeli olan 24.150,00 TL nın 18.9.2006’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; asıl hüküm davacı ve davalı …. Şt. tarafından temyiz edilmiş, tavzih hükmü … Motors Türkiye Ltd. Şt. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davalı tarafın cevap dilekçesinde 2006 model aracın davalı …. Şt.nde bulunmadığı gerekçesiyle hükmün infazına olanak tanınması için tavzih talebinin kabulüne, “dava konusu 2006 model Opel Corsa marka aracın aynı marka ve aynı tipte ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynen ifa mümkün olmadığı takdirde araç bedeli olan 24.150,00 TL nın 18.9.2006’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” karar verilmiş, tavzih kararı davalı …. Şt. tarafından temyiz edilmiştir. İ.İ.K.’nun 24. Maddesinde “bir menkulün teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra müdürü bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder. Borçlu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan menkul veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir. Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoluyla taksil olunur. Menkul malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından takip tarihindeki raice göre takdir olunur. ” hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere az yukarıda belirtilen yasa hükmü, menkul teslimi hakkındaki icra takiplerinde izlenmesi 2012/17853-28470
gereken usulü tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklamış bulunmaktadır. Eldeki olayda da, daha önceki mahkeme kararında İ.İ.K.’nun 24. Maddesinin uygulanmasına dair bir hüküm yok ise de, bu hükmün infaz aşamasında icra müdürlüğünce re’sen gözetilerek uygulanması zorunludur. Öte yandan tavzih, hükmün müphem olması halinde uygulanacak bir yol olup, tavzihle hükmün yeni bir sonuç doğuracak şekilde değiştirilmesi olanaklı değildir. Davacının tavzih talebi hükmün değiştirilmesine yönelik olup, mahkemece de hüküm yeni bir sonuç doğuracak şekilde tavzih edilmiştir. Tavzihle hüküm değiştirilemeyeceği için tavzih talebinin kabulüne olanak yoktur. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.