YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20775
KARAR NO : 2012/3042
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000,00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalılar Mehmet yönünden reddine; diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davacıların düğün merasimi sırasında çekilen resim ve CD’nin düğün salonunda fotoğraf makinesinin çalınması nedeniyle kaybolduğu ve düğün hatıralarının yok olduğu yaşadıkları üzüntünün karşılığı 10 000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili istenilmiştir.Mahkemece, davanın fotoğraf stüdyosu sahibi ve çalışanı yönünden kısmen kabulüne; düğün salonu sahibi yönünden ise olay ile illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların tüm ve davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Yanlar arasında yapılan sözleşme gereğince, davacıların 15.08.2009 tarihinde yapılacak düğün davetini resimlemek ve dijital çekimlerini yapma işini düğün salonu sahibi davalı …’in yüklenmiş olduğu çekişmesizdir. Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; taraflar arasındaki akdi ilişki hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesidir. Yüklenicinin ifasını yüklendiği edimini, yasa ve sözleşme hükümlerine; sözleşmeden beklenen amaca ve yükleniciye duyulan güvene uygun şekilde yerine getirmekle ödevli olması onun “özen borcu” gereğidir (BK.m.356). Somut olayda, fotoğraf makinesinin çalınması nedeniyle davacıların düğün resimlerinin temin edilemediği açıktır. Bu durum yüklenici davalı (Mehmet’in) edimini ayıplı ve kusurlu olarak ifa ettiği ve dolayısıyla davacı iş sahibine olan özen borcuna aykırı davrandığı, toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu açıklıkla anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi hükmü gereğince kişilik hakları zarara uğratılan kimse, kusur varsa zararın tazminini ve bu kapsamda manevi zarar sebebiyle de manevi tazminatın ödetilmesini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi hükmü gereğince resimler ve kamera çekimleri kişinin, kişilik hakları kapsamında olup; hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse yine aynı yasanın 25. maddesi hükmü gereğince manevi tazminat istemi hakkına sahip bulunmaktadır. Kural olarak sözleşmeye aykırılık, kişilik haklarına saldırı teşkil etmez ise de; kişinin ruhsal bütünlüğünü bozucu nitelikte ve ağırlıkta olan sözleşmeye aykırılık, hukuka aykırı haksız eylem oluşturduğundan manevi tazminat sorumluluğunu gerektirir. Nitekim, davacıların görüntülerini belgeleyen ve ileride kendileri için büyük bir hatıra olan resimlerin ve çekimlerin kaybolması-çalınması davacılarda yaratacağı üzüntünün derecesi ortada olup; yaşam boyunca hatırlanıp üzülmesine neden olacağı kuşkusuzdur.
O halde mahkemece, açıklanan nedenlerle yasal şartları oluştuğu halde, davalı … yönünden de manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.