YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12591
KARAR NO : 2013/4274
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olan ve davalı … Sigorta’ya kasko poliçesi ile sigortalı aracın meydana gelen tek taraflı kazada hasarlandığını, sigortaya başvuru yapılması üzerine ödeme yapılmadığını belirterek ıslahla artırılmış haliyle 31.000 TL.nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Birlik Sigorta vekili, hasar nedeniyle davacıya teklif edilen bedelin davacı tarafından kabul edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 31.000 TL.nin kaza tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan araç hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 1268 maddesinde ” sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mütalebelerin 2 yılda mürürüzamana uğrayacağı”, yasanın 1292/ilk maddesinde de ” sigorta ettiren kimsenin sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren 5 gün içinde sigortacıya haber vermeye mecbur olduğu” hükmü getirilmiştir.
Davacı vekili tarafından 14.12.2011 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile talep sonucu artırılmış, davalı vekili tarafından süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Mahkemece davalının zamanaşımı itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu husus tartışılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.1.maddesinde ‘Sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorundadır.’ hükmü getirilmiştir. Hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmişse de, davacı tarafından sigortaya dava tarihinden önce ihbarda bulunulmuş olup, mahkemece davalı sigortadan ihbarın tebliğ edildiği tarihinin sorularak temerrüt tarihinin belirlenmesi ve faizin o tarihten itibaren işleyeceğine hükmedilmesi gerekirken kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 26.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.