YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5824
KARAR NO : 2013/4966
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, 10.11.2009 tarihinde neden olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilin ağır derecede yaralandığını ve sakat kaldığını belirterek geçici ve daimi iş göremezlik zararı nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın, ihtarnamenin tebliğ tarihinden 8 iş günü sonrası olan 11.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacı vekili tarafından yargılama sırasında 01.06.2011 tarihli ıslah dilekçesi verilmiş ve maddi tazminat istemi artırılarak sonuçta 150.000,00 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalı … şirketi vekili ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; “…davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL maddi tazminatın 11.01.2010 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, araç, ticari nitelik taşımadığından avans faizi uygulanmasına yönelik istemin reddine…” karar verilmiştir. Karar, davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı … şirketi vekili, davacının araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece bu konu değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, öncelikle bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları gözönüne alınarak araştırılmalı, hatır taşıması olduğunun anlaşılması halinde bilirkişi tarafından hesaplanan tazminattan uygun oranda indirim yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinde, ölen kişinin hatır için karşılıksız taşınması halinde işletenin ve dolayısıyla zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğunun genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; dava konusu trafik kazası ile ilgili hazırlık soruşturma dosyasındaki ifadelerden ve tüm dosya kapsamından; davacının, davalı … şirketine sigortalı aracın sürücüsü ile arkadaş olduğu ve birlikte gezerlerken kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kazada yaralanan davacının hatır için taşındığı olgusu kabul edilerek bilirkişi raporunda belirlenen tazminattan Borçlar Kanunu’nun 43. maddesi gereğince uygun oranda indirim yapılması gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.