YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2283
KARAR NO : 2020/7708
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 22/06/2006 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, iş yerinde uzun çalışma saatleri nedeniyle rahatsızlandığını, yürümekte zorluk çektiğini, SGK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, Bakırköy 20. Noterliğinin 30/06/2012 tarih 16929 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı ve yıllık izin alacağının ödenmesini talep etmesine rağmen haklarının ödemediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, kasiyer olarak çalışan davacının Bakırköy 20. Noterliği’nin ihtarnamesi ile iş akdinin 26/05/2012 tarihinde şirketleri tarafından feshedildiğini iddia ettiğini, dava dilekçesinde ise iş akdini ücretlerin ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshettiğini iddia ederek çelişkili beyanlarda bulunduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayan davacının fazla mesai yapmadığını, yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanını reddine dair verilen karar Dairemizin 17/04/2019 tarih 2016/550 Esas 2019/9041 Karar sayılı kararı bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut olayda, bozma ilamında fazla mesai ücreti hesaplanırken sadece zamlı kısmının hesaplanması gerektiği belirtilmesine karşın bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 17/04/2019 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma gereğinin yerine getirmemesi hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.