Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/12159 E. 2012/27686 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12159
KARAR NO : 2012/27686
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ve davalı SGK vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 3995 sayılı yasa ile davalı … Sigortalar Kurumuna devredilen, …. A.Ş. Emekli, … ve Sosyal Yardım Vakfının, 21.6.1971 tarihinde noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı …’ten, … İlçesi 246 parselde bulunan 31.300 m2 lik taşınmazın 7042 m2’lik kısmını satın ve devir aldığını, daha sonra da yine noterde düzenlenen 5.8.1983 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile bu taşınmazı davacı Vakfın satın aldığını, söz konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonunda, … Kadastro Mahkemesinin 2000/15 esas sayılı dosyası ile verilen karar üzerine, dava dışı … ve 102 kişi adına tapuya tescil edildiğini, … murisleri aleyhine açmış oldukları tapu iptali ve tescil davasının ise, taşınmazın bir başka kişiye daha satışının vaad edildiği gerekçesiyle reddedildiğini, böylece taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, satış vaadine konu olan 246 parsel sayılı taşınmazın 7046 m2’lik kısmının,
2012/12159-27686
edimin ifasının imkansız hale geldiği 19.11.2007 tarihi itibariyle belirlenecek değeri üzerinden olmak üzere şimdilik 20.000,00 TL’nin 19.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 16.3.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de, talep miktarını 1.232.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kendilerine intikal etmediğini, kuruma karşı dava açılamayacağını savunarak, davanın gerek husumet, gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan 24.12.2009 tarihli bilirkişi raporu gereğince, “satış konusu taşınmaza ilişkin açılan tapu iptal tescil davasının reddedilip kesinleştiği 19.11.2007 tarihi itibariyle edimin ifasının imkansız hale geldiği, davacının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine ve denkleştirici adalet ilkesine göre, ödemiş olduğu satış bedelinin, 19.11.2007 tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığını talep edebileceği” kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 17.762,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
21.6.1971 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile, … … İlçesi …köyünde bulunan ve daha sonra kadastro tespiti sırasında dava dışı … adına tespit edilen 246 sayılı kadastro parselindeki 7040 m2lik kısmın, … tarafından, Türkiye Öğretmenler Bankası T.A.Ş. Emekli, … ve Sosyal Yardım Sandığı Vakfına bedeli karşılığında satışının vaad edildiği, adı geçen vakıf tarafından da 5.8.1883 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile aynı yerde bulunan 271, 272, 249 parsellerle birlikte davacı Vakfa satışının vaad edildiği, ancak bölgede Kadastro işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle taşınmazların tapu devirlerinin yapılamadığı, bu arada 3995 sayılı Yasa gereğince Bakanlar Kurulunun 5.6.1995 tarih ve 95/6965 sayılı kararı ile Türkiye Öğretmenler Bankası T.A.Ş. Emekli, … ve Sosyal Yardım Sandığı Vakfının aktif ve pasifleriyle birlikte davalı kuruma devredildiği, daha sonra da satışı vaad edilen dava konusu taşınmaz dışındaki üç adet taşınmazın tapusunun satıcı Vakfın halefi olarak davalı adına tapuya tescilinin sağlandığı, dava konusu taşınmazın ise, kadastro Mahkemesinde yapılan ve davalının da müdahil olarak katıldığı yargılama sonrasında dava dışı …
2012/12159-27686
ve 102 arkadaşı adına tescil edildiği, davacı tarafından … mirasçıları aleyhine, davaya konu satış vaadi senedine dayanılarak … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/119 esas sayılı dosyası üzerinden, 246 parseldeki 7040 m2 lik payın iptali ile Vakıf adına tesciline ilişkin açılmış olan tapu iptal tescil davasının da reddedilerek 19.11.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu tazminat isteminin dayanağı olan, noterde düzenleme şeklinde yapılan satış vaadi sözleşmesi, geçerli bir sözleşme olduğundan, davacı satış konusu taşınmazın, edimin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değerinin ödetilmesini talep edebilir. O halde mahkemece satışı vaad edilen taşınmazın, edimin ifasının imkansız hale geldiği tarih itibariyle rayiç değeri belirlenerek, belirlenecek bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, geçersiz sözleşmelerde uygulanan denkleştirici adalet ilkesine göre, ödenen satış bedelinin alım gücü karşılığının tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. .
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 4.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.