YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27632
KARAR NO : 2020/12009
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı sitede danışma görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai ücreti taleplerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş sözleşmesine nöbetinde yaşanan hırsızlık olayı esnasında davacının bilgisayar oyunu oynadığının tespit edilmesi ve görevinin gereklerini yerine getirmemesi sebebi ile son verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılamada, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretinin ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı fazla mesai yaptığı hususunda tanık deliline dayanmış olup iş veren tarafından da imzalı puantaj veya giriş çıkış kaydı dosya arasına sunulmamıştır. Davacı tanıkları ise beyanlarında iş yerinde 08:00-20:00 ve 20:00-08:00 almak üzere iki vardiyanın bulunduğunu ve dönüşümlü çalışmasının bulunduğunu belirtmiş olup davalı tanıkları da vardiya sistemi hakkında benzer beyanda bulunarak ayrıca davacının ayda 4 gün gündüz 15 gün gece vardiyasında çalıştığını beyan etmişlerdir. Bu durumda dosya kapsamına göre davacının 4 gün gündüz ,15 gün gece vardiyasında çalıştığı sabit olduğu halde davacının hep gece vardiyasında çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Bu hususun gözetilmemesi hatalı olup bozma sebebidir.
3- Taraflar arasında bir diğer uymazlık ise davacının kullanılmayan yıllık izin süresi hususudur.
Davacının imzasını taşıyan 14.10.2014 tarihli ibraname başlıklı imzası davacı tarafından inkar edilmeyen belgede davacının el yazısı ile belgeye yazdığı kayıtta 2010 yıllık izin alacağı dışında yıllık izin alacağının olmadığını belirttiği anlaşıldığından bu kaydın aksine 28 günlük yıllık izin alacağının hesaplanması ve hüküm altına alınması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.