YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/117
KARAR NO : 2020/4409
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.03.2018 tarih ve 2017/208 E. – 2018/94 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemini esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.06.2019 tarih ve 2018/1256 E. – 2019/695 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl-birleşen davacı vekili asıl ve birleşen davada; müvekkilinin uzun yıllardır İstanbul Ortaköy’de butik otel hizmeti verdiğini, müvekkilinin otelin markasını tescil ettirmek amacı ile 2015/63495 sayılı “HOTELLESOTTOMANS” ibareli marka başvurusuna birleşen dava davalıları …, …, … adına tescilli markalara dayanarak benzerlik gerekçesi ile itiraz edildiğini, davalı kurumun itirazları kabul ederek başvurularının 556 sayılı KHK’nın 8. maddesi gereğince iltibas gerekçesi ile reddettiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın davalı kurum tarafından YDİK kararıyla reddedildiğini, ancak “HOTEL OSMANLI İSTANBUL” ve “OSMANLI HOTEL İSTANBUL” ibareli markalarının müvekkili adına tescilli olduğunu bu davaya konu olan “HOTELLESOTTOMANS” ibareli yeni seri marka başvurusunun bir takım markalardan dolayı reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüketicilerin bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK’nın 2015/63495 sayılı “HOTELLESOTTOMANS” ibareli marka tescil taleplerinin reddine ilişkin ret kararının iptalini ve markanın reddedilen sınıflar içinde tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markaların benzer olduğunu, davacının müktesep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu “HOTELLESOTTOMANS” ibareli 2015/63495 sayılı marka başvurusu kapsamındaki 43. sınıf hizmetlerin tamamı bakımından davalıların “OTTOMAN” esas unsurlu markaları kapsamındaki 43. sınıf hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, davacının başvurusundaki “HOTEL” sözcüğünün 43. sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğu, “LES “ibaresinin ise anlamı olmayan tamamlayıcı bir tali unsur niteliğinde bulunduğu, “OTTOMANS” ibaresinin asli unsur vasfını taşıdığı, aynı şekilde davalı markalarında da asli ve ayırt edici unsurun “OTTOMAN” ibaresi olduğu, davaya konu markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzediği, dava konusu markalar arasında uyuşmazlık konusu 43. sınıftaki tüm hizmetler açısından 556 sayılı KHK.m.8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacı adına tescil başvurusu yapılan 2015/63495 sayılı “HOTELLESOTTOMANS” işareti bakımından davacının önceki tarihli 2005/42775 sayılı “HOTEL OSMANLI+Şekil”, 2005/42776 sayılı “OSMANLI HOTEL İSTANBUL+Şekil” ve 2010/52205 sayılı “LES OTTOMANS İSTANBUL GYM+Şekil” markalarının müktesep hak şartlarını sağlamadığı için davacıya bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 26.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.