Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/163 E. 2020/3849 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/163
KARAR NO : 2020/3849
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.07.2019 tarih ve 2018/406-2019/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Kurumlarında sigortalı olarak bulunan…’ün 21/06/2003 tarihinde vefat etmesine rağmen emekli maaşının 21/01/2008 tarihine kadar Vakıflar Bankasının farklı ATM’lerinden çekildiğini, müteveffanın mirasçılık belgesinin incelemesinde mirasçısının olmadığının fark edildiğini, Vakıfbank ile yapılan yazışmalarda ölenin maaşının vekalet ile çekilme hususunun olmadığını, maaş kartının süresiz olduğunun, süresiz olarak verildiğinin ve kimlik bilgilerinin güncelemesinin yapılmadığının bildirildiğini, operasyonel işlemlerden doğacak sorumluluğun bankaya ait olacağını, davalı banka yüzünden 16.160,00 TL yersiz ödeme yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.160,00 TL’nin aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İhbar olunan… mirasçısı …; davanın tarafları ve dava konusu ile hiçbir ilgisi olmadığını, annesinin sağlığında Adana’da yaşadığını, sağlığında dahi annesi ile uzun yıllar görüşmediğini, emekli aylığını ne zaman ne şekilde aldığını yada ölümünden sonra kim tarafından bu aylığın çekildiği konusunda hiçbir bilgisi ve ilgisi olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan… mirasçısı …’ın; annesinin 2003 yılında öldüğünü, annesi ölmeden 1 yıl kadar önce annesi ile ilişkilerinin kötüleştiğini, babasından ayrılıp yeniden evlendikten sonra annesiyle irtibatını kopardığını, annesinin ölümünden sonra Vakıfbanktaki hesabından para çekilmesi olayına ilişkin herhangi bir bilgisi olmadığını, 2005-2008 yılları arasında genellikle yurtdışında olduğu için annesinin adına kayıtlı olan banka kartını kullanarak para çekmesinin mümkün olmadığını, dava konusu olay ile ilgisi olmadığından kendisi açısından davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği protokolündeki Madde 13 – ” … Kayyım, vasi, veli veya vekiline yapılacak ödemelerde, otomatik ödeme, ATM kartlı ödeme, internet ve telefon bankacılığı gibi işlemlerde dahil olmak üzere, asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus İdaresinden her yıl Ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneği istenecektir.” ve Madde 16 – “.. Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir” düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği protokol hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken ölen…’ün ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece Dairemizin 12.03.2018 tarih ve 2016/14065E.- 2018/1898K. sayılı bozma ilamına uyularak davacıya yükletilen kusurun varlığı ve davalıdan talep edilebilecek miktara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2018 havale tarihli raporda, SGK tarafından çıkartılan Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 73, 74, 75 ve 76. maddelerindeki düzenlemelere göre; davacı kurumun belli dönemlerde kendi mevzuat çalışma sistemi gereği ölen emekli yoklamasını yapması gerekirken bu yöndeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve davalı bankanın ise taraflar arasında düzenlenen protokole uygun hareket etmeyerek ATM kartlı ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneğini almadığı, sigortalıya verdiği ATM kartına bir yıllık miat tarihi koymadığı, bu tarihin güncellenmesi için kimlik istemediği ve bu nedenlerle tarafların zararının meydana gelmesinde %50 kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Tarafların rapora itirazları üzerine heyetten alınan 27.03.2019 havale tarihli ek raporda ise, bilirkişiler görüşlerini değiştirmemişler ve her iki tarafın da sorumluluğunu yerine getirmede kusurlu olduklarını bildirmişlerdir. Mahkemece, alınan ek rapora göre karar verildiği belirtilmiş ve yeniden davanın tamamen kabulüyle 16.160 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; ek raporda her iki yanın asıl rapora itirazları reddedildiğinden mahkemenin bu gerekçesi hükme uygun olmamıştır. Bu durumda Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.