Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/1356 E. 2020/10882 K. 02.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1356
KARAR NO : 2020/10882
KARAR TARİHİ : 02.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanığın hükümden sonra 02.03.2018 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinin gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2. Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde ise;
I) 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3 ve 4. maddeleri; Taşıma Yönetmeliğinin 34. maddesi gereğince gönderici ve alıcısının açık kimlikleri ve adresleri bulunmayan yani mevzuata uygun olmadan kabul edilen kargonun içerisinde kaçak eşya bulunması halinde, bu kargoyu kabul eden kargo görevlisinin hukuki durumunun belirlenebilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için;
a) Olay tarihinde kargo kabul merkezinde görevli personel sayısıyla sanık… tarafından kabul edilen kargo sayısı ve sanık… tarafından gerçekleştirilen kargo işlemlerinin mevzuata uygun olup olmadığı,
b) Mevzuata uygun olmadığı halde kabul edilen, göndericisinin ve alıcısının kimlik bilgileri ve açık adresleri bulunmayan veya eksik olan başka kargoların, nasıl ve kim tarafından alıcısına teslim edildiği,
c) Sanık hakkında aynı suçtan başka dava açılıp açılmadığı,
Hususlarının araştırılması ve birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında sanığın içerisinde dava konusu sigaraların bulunduğu kargoyu bu özelliğini bilerek mevzuata aykırı şekilde kabul edip etmediğinin tespiti bakımından yukarıda maddeler halinde belirtilen hususlar araştırılması,
Yapılan UYAP sorgulamasında halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/181668 sırasında kayıtlı Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/904
E-2016/397 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 08.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.08.2015 olduğu,
Yine Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin halen derdest olan 2020/629 E. sayılı dosyasında ise suç tarihinin 13.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.11.2015 olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında aynı nitelikte açılan dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, gerektiğinde sanık hakkında aynı nitelikte açılmış kamu davalarının birleştirilip TCK’nun 43. maddesi hükümleri de gözetilerek sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
II) Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
III) Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18- son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olup, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.