Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3782 E. 2020/9110 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3782
KARAR NO : 2020/9110
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

Basit yaralama suçundan sanıklar …’ın ve…’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62, 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2017/349 Esas, 2018/393 Karar sayılı kararlarına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2019/533 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13.02.2020 tarihli ve 2019/17564 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli ve 2020/22874 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanıkların değişen suç vasfı itibariyle mahkumiyetlerine karar verilen basit yaralama suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında. 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki, “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu sıtçım uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde. kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253’üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 gün ve 2012/534 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, merciin incelemesini sadece şekli olarak değil, 5271 sayılı Kanun’un 267-271. maddeleri uyarınca hem maddî olay hem de hukukî yönden incelenmesi gerektiği”nden, itiraz mercii tarafından sanıkların esasa yönelik itirazları konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin koşulların var olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmesinde isabet bulunmaması hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 09.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.