Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3778 E. 2020/9094 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3778
KARAR NO : 2020/9094
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 35/1, 29/1, 125/1, 125/4, 129/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.340.00 ve 1.400,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından sanık …’un 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 29/1, 125/1, 125/4, 129/3, 106/1-1. cümle, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 22.400,00 TL, 1.160,00 TL ve 3.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/245 Esas, 2019/78 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 06.02.2020 tarihli ve 2019/9498 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli ve 2020/22573 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 29 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 112 gün adli para cezasının, aynı Kanun’un 52/2. maddesi gereğince 1 gün karşılığı 20,00 Türk lirası üzerinden çarpılması sonucunda, 2.240,00 Türk lirası yerine, 22.400.00 Türk lirası adlî para cezası olarak tayin edilmesinde,
2) Mahkemenin 07.02.2019 tarihli kararının gerekçe kısmında, oluşa uygun şekilde katılan sanıklar … ve …’un karşılıklı birbirlerini yaralamaya yönelik eylemlerinin silahla kasten yaralama suçu olarak kabul edilmesine rağmen, hüküm kısmında, ceza tayin edilirken fiilin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesinde düzenlenen “kasten yaralama” suçunu oluşturduğu belirtilerek kararda çelişki yaratılmasında,
3) Nüfus kayıt örneklerine göre kardeş olan sanıklar hakkında birbirlerine yönelik yaralama eylemleri nedeniyle haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-a maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Talepnamenin içeriğine göre sanık … hakkında …’u kasten basit yaralamaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 35/1, 29/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.340,00 Türk lirası ve sanık … hakkında …’ü kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 29/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 22.400,00 Türk lirası adlî para cezalarına dair mahkumiyet hükümleri yönünden kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık… hakkında 07.02.2019 tarihli karar ile 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 29/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 22.400,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra mahkemece dosya yeniden ele alınarak verilen sonuç cezanın 2240 TL adli para cezası şeklinde düzeltilmesine ilişkin 06.03.2019 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir.
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; sanık … hakkında …’i basit yaralamaya teşebbüs ve sanık … hakkında …’yi basit yaralama suçlarından Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/245 Esas, 2019/78 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (b) ve (c) bentleri gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.