YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1157
KARAR NO : 2020/3311
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/07/2015 gün ve 2014/398 – 2015/188 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/12/2018 gün ve 2017/2097 – 2018/7790 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Uludağ Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün mükellefi olan dava dışı şirketin davalı banka nezdindeki hak ve alacaklarına 6183 sayılı Yasa’nın 79. maddesi uyarınca elektronik haciz uygulandığını, bankanın, mükellefin hesaplarında bulunan menkul varlıkları üzerinde davacının haczinden önce bankanın rehin hakkı olduğunu ileri sürerek hacze karşı çıktığını, davalının henüz muaccel hale gelmemiş borç için rehin tesis etme hakkı bulunmadığı gibi, bu nitelikte bir rehnin amme alacağına nazaran öncelik hakkı olmadığını ileri sürerek, davalı bankanın borçlu bulunduğunun tespitini ve hacze konu 46.167,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı şirketle imzalanan sözleşmelere göre, müvekkili bankanın borçlunun her türlü alacak ve mevduatı üzerine rehin ve hapis hakkı bulunduğunu, rehin ve hapis hakkını kullanabilmesi için borcun muaccel ve borçlunun mütemerrit olmasının gerekmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; yargılama devam ederken davacı vekilinin mahkemeye hitaben vermiş olduğu dilekçeyle, dava dışı şirketin vergi dairesine başvurarak vergi borcunun yapılandırılması talep ettiği ve vergi borcunun yapılandırıldığını, dava konusu elektronik haczin iptal edildiğini bildirdiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı, davacının dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı yanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.