Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/5849 E. 2020/2992 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5849
KARAR NO : 2020/2992
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

Mahkeme : KARABÜK 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesine göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığı, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme süresi zarfında sanık hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır. Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
TCK’nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kamu davasının açılmasından sonra, aynı maddenin birinci fıkrasında tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca bir kere daha kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden, bu gibi durumlarda doğrudan kamu davası açılması gerekmektedir.
Dava konusu olaya ilişkin 30/01/2015 tarihli iddianamede sanık hakkında Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/5565 sayılı soruşturma dosyası üzerinden önceden 28/10/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığı belirtilmekte ise de Dairemizin 2019/7798 esas sırasında kayıtlı sözkonusu dosyanın tetkikinde, 28/10/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına tebliğden itibaren sanığın 15 günlük süre içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu için, inceleme konusu olayda sanığın bu 15 günlük itiraz süresi dolmadan, 03/11/2014 tarihinde bu suçu işlediği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla suç tarihinden önce verilip kesinleşmiş ve ihlal sonucu 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasındaki şartların gerçekleşmesiyle iddianameyle kamu davasına dönüştürülmüş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığından, doğrudan kamu davasını açma koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak;
5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli usuli işlemlerin tamamlanması için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 08/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.