YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25591
KARAR NO : 2020/11407
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili kısmi dava açmış, taleplerini 21/04/2016 harç tarihli ıslah dilekçesi ile artırmış, ancak ıslah ettiği miktarlara faiz yürütülmesini talep etmemiştir.
Mahkemece dava dilekçesinde faiz talep edilmekle birlikte ıslah ile istenilen miktarlara faiz talep edilmediği gerekçesi ile faiz yürütülmemiştir.
Mahkemenin bu uygulaması Dairemizin ” ıslah edilen miktarlar açısından faiz talep edilmemesi halinde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülemeyeceği ” şeklindeki kökleşmiş içtihadına uygun ise de, karardan sonra bu konu ile ilgili olarak yapılan içtihadı birleştirme talebi üzerine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 24.05.2019 günü yapılan toplantıda:
“Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği” yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi karşısında, “…ıslahta faiz istenilmese dahi dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilmesi…” zorunlu hale geldiğinden, YİBK. doğrultusunda ıslah edilen miktarlara faiz yürütülmemesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 2., 3.,4., 5. ve 6.fıkralarının tamamen çıkartılarak, yerlerine;
2- 1.684,15 TL. net ihbar tazminatının 100,00 TL. tutarındaki kısmının dava tarihi olan 14/07/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, bakiye 1.584,15 TL. tutarındaki kısmının ise 21/04/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3- 1.429,25 TL. net yıllık izin ücretinin 100,00 TL. tutarındaki kısmının dava tarihi olan 14/07/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, bakiye 1.329,25 TL. tutarındaki kısmının ise 21/04/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- 6.020,36 TL. net fazla çalışma ücretinin 100,00 TL. tutarındaki kısmının dava tarihi olan 14/07/2014 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte, bakiye 5.920,36 TL. tutarındaki kısmının ise 21/04/2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE ,
5- 643,84 TL. net genel tatil ücretinin 100,00 TL. tutarındaki kısmının dava tarihi olan 14/07/2014 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte, bakiye 543,84 TL. tutarındaki kısmının ise 21/04/2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
6- 4.190,85 TL. asgari geçim indirimi alacağının 100,00 TL. tutarındaki kısmının dava tarihi olan 14 / 07 / 2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, bakiye 4.090,85 TL. tutarındaki kısmının ise 21/04/2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” fıkralarının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 12/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.