YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5816
KARAR NO : 2020/5658
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Eski Hale İade
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava konusu 1357 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı kardeşinin ise aynı yer 1358 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazların bulunduğu yerin güneyinde köy yolu olduğunu, bu yol yoldan her iki tarafın da yararlandığını, ancak davalının eşi … ile çocukları … ve …’nin 2014 yılı Ekim ayı içerisinde kendisinin ve ailesinin … iline gitmesini fırsat bilerek her iki taşınmazın duvarını yıkıp yol yaptıklarını, dava konusu yolun adına kayıtlı taşınmazın içerisinden geçtiğini öne sürerek, davalının 1357 parsel sayılı taşınmaza duvarı yıkmak ve yol yapmak şeklindeki müdahalesinin meni ile taşınmazın eski haline getirilmesine karar verilmesini talep etmiş, 11.11.2015 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde her ne kadar davalı olarak …’yi göstermiş ise de, …’nin yatalak olduğunu ve fiilen taşınmaza elatmasının mümkün olmadığını, bu husususu dava açıldıktan sonra öğrendiğini, taşınmaza müdahalede bulunanların ise çocukları olan dahili davalılar olduğunu tespit ettiğini öne sürerek …, ve …’yi davaya dahil etmiştir.
Dahili davalı …duruşmada alınan beyanında takdiri mahkemeye bıraktığını beyan etmiş, davalı ve diğer dahili davalılar cevap dilekçesi sunmadıkları gibi duruşmalar da iştirak etmemişlerdir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca, davacının iddia ettiği doğrultuda taraflara ait taşınmazlara sınır teşkil eden bir duvarın yıkılmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla haksız bir müdahalenin oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale iade istemine ilişkindir.
Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin herbiri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir (HMK mad. 26; 297/2).
Somut olaya gelince, Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafın dava dilekçesinde davalıların her iki taşınmaz arasındaki duvarı yıkıp yol yaptıklarını, dava konusu yolun adına kayıtlı taşınmazın içerisinden geçtiğini öne sürerek müdahalenin menine karar verilmesini talep ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında dava konusu yola ilişkin bir tespite yer verilmediği anlaşılmıştır.
O halde Mahkemece, tarafların bildirdikleri delillerin eksiksiz toplanması, dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak davacı tarafça tanık deliline dayanıldığından tanığın dinlenmesi, davalıların yol olarak kullandığı kısımlar tespit edilerek krokiye yansıtılması ve keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harç ikmali de yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
01.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.