Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/10803 E. 2019/8128 K. 02.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10803
KARAR NO : 2019/8128
KARAR TARİHİ : 02.12.2019

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23/11/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/09/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, … ili, … ilçesi, Çubuklu mahallesi, Köyiçi mevki, 14 pafta 2524 parsel sayılı 420 metre kare yüzölçümlü kerpiç ev ve avlu niteliğindeki taşınmazın davacı tarafından yapıldığı dikkate alınarak oranlama yapılmak suretiyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne; … İli, … İlçesi, Çubuklu mahallesi, Köyiçi mevki, 14 pafta 2524 parsel sayılı 420 metre kare yüzölçümlü kerpiç ev ve avlu vasfındaki taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK’nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
Davacı taraf muhdesat iddiasında bulunduğundan ve davalılarca muhdesat iddiası kabul edilmediğinden mahkemece davacıya muhdesatın aidiyeti ile ilgili dava açması için süre verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.