Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5707 E. 2020/5763 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5707
KARAR NO : 2020/5763
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının dava konusu taşınmazda paylı malik olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı kullandığını ancak davacının hissesine düşün kira bedelini ödemediğini, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/112 değişik iş dosyası ile 4939.21 TL alacağın olduğunun tespit ettirildiğini … Noterliğinin 04511 yevmiye nolu ve 30.05.2014 tarihli ihtarnamesi ile davacının davalıdan hissesine düşen ayçiçeği ve arpa mahsulünü talep ettiğini ancak yine de her hangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 4939.21 TL alacağın 30.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve satış aşamasında olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne 4.939,21 TL zararın 21/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince, her ne kadar Mahkemece; dava konusu taşınmazlar için açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası olduğu bu şekilde artık mirasçılar arasında harici bir taksim sözleşmesinden veya fiili kullanım biçiminden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının dava konusu taşınmazı kullanamadığının ispat külfeti davacıya aittir. Dava dışı diğer paydaşlar tanık olarak dosya kapsamında dinlenmiş beyanlarında da her paydaşın hissesi oranında taşınmazı ektiğini ve davacının da kendi hissesi oranında dava konusu taşınmazı kullandığını beyan etmişlerdir. Bu durumda Mahkemece davacının hissesine karşılık az veya çok kullanabileceği bir kısım bulunduğuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi