YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4477
KARAR NO : 2020/2675
KARAR TARİHİ : 08.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/04/2018 tarih ve 2018/133 E- 2018/116 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1218 E. – 2019/640 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Şam şehrinde 1991 tarihinden beri ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, Suriye ile birlikte birçok ülkede “KATAKİT” ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, davalının ise kötü niyetli olarak müvekkiline ait markalardaki harfleri değiştirmek veya kelime arasına boşluk bırakmak suretiyle marka başvurularında bulunduğunu, söz konusu markaların gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, davalıya ait 2017/53276, 2017/65958 ve 2017/65950 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, dava konusu marka hakkında dava tarihi itibariyle verilmiş YİDK kararı bulunmadığını savunarak, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu 2017/53276, 2017/65958 ve 2017/65950 sayılı markalarla ilgili herhangi bir YİDK kararı olmadığı gibi bu markaların henüz tescil de edilmedikleri, 5000 sayılı Türk Patent ve Marka Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 6769 sayılı Kanunla değişik 15/C maddesinde, “Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesinin kararları Kurumun nihai kararlarıdır. Bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.” hükmünün bulunduğu, dava dosyasında bu markalarla ilgili alınmış bir YİDK kararı olmadığı ve dava konusu markaların tescilli bulunmadıkları, HMK 114 ve 115. maddelerine göre dava şartı nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı … yönünden vakitsiz açılan davanın reddine, davalı Türk Patent yönünden ise davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.