Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/13486 E. 2012/13271 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13486
KARAR NO : 2012/13271
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gemerek Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 02.12.2011 gün ve 65/476 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Ağbuğa vekili, davacıya babasından intikal eden 211 ada 2-3 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davacının kardeşi Salih adına tespit edilmiş iken, davalı … tarafından, hukuki geçerliliği kalmayan önceki tapu kayıtlarına dayanılarak itiraz edilmesi üzerine, her iki taşınmazın da komisyon kararı sonucu davalı adına tespit edildiğini, davalı adına tespite esas tapu kayıtlarına dayanarak davacı tarafından öncesinde aralarında, davacının babası Bedri’ninde olduğu kişilere karşı açılan meni müdahale davasının, tapu kayıtlarının uygulanamaması nedeniyle reddedildiğini, böylece davalının dayandığı tapu kayıtlarının hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığının mahkeme kararı ile sabit olduğunu açıklayarak davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen meni müdahale davasının tapu iptali ve tescil davası için kesinlik arz etmeyeceği ve taşınmazlara ilişkin davalının kadastro öncesi tapu kaydı bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalının dayanmış olduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı ve davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 211 ada 2-3 parsel sayılı taşınmazlar kadastro çalışmaları sırasında senetsizden 24.08.2007 tarihinde, davalının kardeşi … adına tespit edilmişken, tutanağa yönelik itiraz üzerine komisyon kararı ile önceki 23.11.1988 tarih ve 22 sıra numaralı tapu kaydına göre davalı adına tespit edilmiş, komisyon kararına yönelik …’nın itirazı üzerine Gemerek Kadastro Mahkemesi’nin 2007/84 Esas, 2008/ 59 K sayılı dosyasında yapılan yargılamada dosya davacısı …’nın feragati sonucunda kesinleştirilerek davalı adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında taşınmazların babasından kendisine intikal ettiğini bildirmiş ancak intikal şeklini açıklamamış, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da bu husus da beyanda bulunmamıştır. Dosya içinde bulunan davacının babası …’ya ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde 06.01.2000 tarihinde vefat ettiği ve geriye davacı dışında eşi Fadime ve çocukları Salih, Fikriye, Nevriye, Hüseyin ve Emin adlı mirasçılarının kaldığı anlaşılmıştır. Murisin ölüm tarihine göre taşınmaz miras bırakanın terekesine dahildir. TMK.nun 640/2 ve 702/2 maddelerine göre, mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birisinin terekeye dahil bir malın tapusunun iptaline ve kendi adına tescili isteğine ilişkin dava açması mümkün olmadığı gibi bu yönde bir davaya diğer mirasçıların oluru ile devam edilmesi de mümkün değildir.
Somut olayda, başka mirasçılar da bulunduğundan taşınmazın davacıya babasından ne şekilde intikal ettiği (satış, bağış, paylaşım vb.) açıklığa çıkarılmalı, davacının babası ile arasında taşınmazın kendisine intikalini sağlayacak satış, bağış vb. hukuki bir ilişkinin bulunamaması halinde dava şartı yokluğundan davanın reddine, bu yönde intikali sağlayan hukuki bir ilişkinin varlığı halinde, Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998/ 255 esas, 2002/ 85 Karar sayılı dosyası da getirtilip gözönünde bulundurularak toplanacak delillere göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21.15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.